SON DAKİKA

BEBEKLİKTEKİ KUCAK ALIŞKANLIĞI İLİŞKİLERİ BELİRLİYOR (09.10.2019)

Bu haber 09 Ekim 2019 - 8:12 'de eklendi ve 60 views kez görüntülendi.
960x100 px

İlk bebeklik dönemindeki bakım konusunun ne kadar önemli olduğunu çoğu anne duymuştur.  Çok önemli olduğu bilinen anne-bebek arasında kurulan ilk bağ ; yetişkinlikte bireylerin benlik algılarında partner seçimlerinde, aile ilişkilerinde ve ebeveyn olma biçimlerinde en etken şekil alma biçimidir. Bu konudaki temel ve önemli bilgileri annelerle paylaşalım.

Bazı yaklaşımlar bebeğin olabildiğince az kucağa alınmasından yanadır ki bebek kucağa alışmasın ve anne rahat edebilsin diye. Bazı yaklaşımlar ise bunun tam tersidir, annelere bebekleri hala anne karnındaymış gibi uzunca bir zaman neredeyse yapışık bir yaşam önerirler. Fakat temel bilinmesi gereken şey şu ki; her bebek farklıdır ve her anne-bebek ilişkisi kendine hastır

İlk 12 ay çocuğumuzu eğitebileceğimiz bir yaş aralığı değildir. Bebek sadece temel ihtiyaçları doğrultusunda ağlayacaktır. Karnı acıktığında, altı değişeceğinde, hasta olduğunda ve kucak istediğinde.. İlk söylediklerim annelere doğal gelirken ‘’kucak isteme’’ durumu çocuğun eğitilmesi gereken bir durumu olarak görülebiliyor. Fakat kucak; çocuğun güvende hissettiği yerdir ve her kucak istediğinde çocuk alınmalıdır. Bu, güvenli bağlanma ihtiyacıdır.  Anneye güvenli bağlanan bebek git gide daha az kucak istemeye başlayacaktır. Beklentimiz budur. Bebek için önceleri çok yeni ve anlaşılmaz, belki de tehlikeli gibi görünen dünya, annenin bakımı ve sevgisi sayesinde yavaş yavaş güvenli bir yere dönüşmeye başlar. Böylece temel güven duygusu oluşur. Temel güven duygusu geliştikçe ve sakinledikçe başlangıçta belki de sürekli kucak isteyen bebek artık ayrı kalmaya daha çok dayanabilmeye başlar. Çünkü artık bilir ki tekrar ihtiyacı olduğunda anne ihtiyacını karşılayabilmek üzere yanında olacaktır. Yavaş yavaş anneden ayrı daha fazla zaman geçirebilecektir.

Anne-bebek arasında GÜVENLİ BAĞLANMA neden bu kadar önemlidir?

Gelişim açısından düşünürsek;

Sağlıklı ve güvenli bağlanmış çocukların, yaşıtlarına uygun olarak sağlıklı düzeyde bağlılıkları vardır. Annenin telkin edici varlığı onların çevrelerini aktif bir şekilde keşfetmeleri konusunda onları cesaretlendirir.

Sağlıklı ve güvenli bağlanmış çocukların diğer çocuklardan farklı davrandıkları gözlemlenebilir. Zihinsel beceri düzeyinde ısrarla mücadele ve kendine güven açısından daha başarılıdırlar. Arkadaşlık, liderlik vasıflarında da daha becerikli oldukları da gözlemlenebilir.

İlişkiler açısından ise;

Güvenli bağlanma stiline sahip bebekler yetişkinliklerinde ilişkilerinde ruhsal ve duygusal olarak daha yüksek bir duygu doyumuna ulaşabilirler. Hem yakınlık kurmada hem de yalnız kaldığı zamanda da kendini yönetmekte oldukça başarılıdırlar. Bir başkasına bağlı olmakta mutluluk duyan, uzun süreli ilişkiler yaşayan, saygı ve güveni rahatlıkla duyan yetişkinlerdir.

GÜVENSİZ BAĞLANMA yaşayan bebekler ise iki tiptir;

Güvensiz-kaçıngan; ilk olarak ağlayarak, bağırarak ilgi eksikliğine, yokluğuna tepki verir. İkinci olarak ayrılık sürerse sessizleşir, hareketsizleşir, içe kapanır ve derin bir ‘yas tutma’ halini alır. Son olarak da ayrılma/kopma evresine girer. Bu durum hem gelişim evresinde hem de yetişkinlikteki ilişkilerinde kendini olumsuz şekilde belli eder.

Güvensiz-kaygılı; annelerini hiç bırakmayan, sürekli fiziksel temasta olan , ‘’yapışan’’ bebeklerdir. Anne odadan çıktığında, çocuk çok fazla endişelenir ve anne odaya döndüğünde karmaşık duygular yaşar.

Annenin kollarına yatıp , onukucaklarken bir anda kızgın şekilde anneyi ittirebilir. Bu tip bebeklerin anneleri bazen sıcak ve karşılık veren bazen ise soğuk ve tepkisiz bir tutum içerisinde olan annelerdir. Bu tutarsız davranışlar neticesinde çocuklar garanti olarak annelerini sürekli yanlarında isterler.

Her iki tipte de güvensiz bağlanma , bireylerin kişilik özelliklerine ve ilişkilerine net bir şekilde yansımaktadır. Güvensiz bağlanma sorunu yaşayan bireyler çift ilişkisinde, evliliklerde ve sosyal ilişkilerinde zorluk yaşamaktadırlar. Ya kendine ilişkiyi zindan ederler ya da karşısındakine.

Bağlanma şekilleri; bireylerin yaşamları boyunca, benlik algılarında partner seçimlerinde, aile ilişkilerinde ve ebeveyn olma biçimlerinde en etken şekil alma biçimidir. Bu nedenle bebek büyüten annelerin bebeklerine yapabileceği en büyük iyilik aralarındaki güvenli bağlanmayı oluşturabilmektir.

(09.10.2019)

Burçin Koyuncu
Burçin Koyuncuburcink_1988@hotmail.com
http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com