MUSTAFA GÖKER - AİLE HAYATI VE SOSYAL TOPLUM | Denizli Hizmet Gazetesi -

AİLE HAYATI VE SOSYAL TOPLUM
MUSTAFA GÖKER

                    Facebook'ta Paylaş     |    

6/1/2017
Hasan Harkani Hazretleri; Anadolu da toplum hayatına şekil veren, İran'ın Bistam şehri, Harkani köyünde doğmuş manevi toplum mimarlarındandır.1033 yılın da Kars'taki yahniler dağında düşmanla savaşırken şehit düşmüştür. Mevlana mesnevisin de Harkani hazretlerinden çokça bahseder. 
Zamanın kutbu olan Harkani hazretlerine eşi hiç itibar etmez hatta kendisine nezaket dışı davranışlar da sergilermiş. 
Harkani hazretleri, bir gün odun için dağa gitmişti. Onu ziyaret etmek için Horasan'dan gelenlere hanımı, her gelene olduğu gibi bunlara da, kocası hakkında birçok olumsuz söz söylemiş. 
Horasan'dan gelenlerin kalbine şüphe düşse de yinede buraya kadar gelmişken görelim diyerek dağa giderler. Bir da bakarlar ki Harkani hazretleri aslanlara odunları yüklemiş hatta yılanı da kamçı olarak kullanıyormuş. Selam faslından sonra Şeyh Harkani;''Ben eşimin tahammülsüzlüklerini çektiğim için bu aslan da bizim yükümüzü çekiyor'' demiş. Daha sonraki ziyaretlerinde bakmışlar ki şeyh Ebul Hasan Harkani, odunu kendi sırtında taşıyor. Sebebini sorduklarında şeyh;'' Önceki eşim çok huysuzdu, hep benim yumağımı büyütürdü. Şimdiki eşim ise çok nazik ve kibar, kendi yumağını büyütüyor'' demiş.(mesnevi, c.vı, beyit 2044) 
İslam tarihinden bir örnek; Adamın biri Hz. Ömer (R.A.)'e eşini şikâyet etmek üzere gelir. Tam şikâyet etmek üzere kapıyı çalacakken, Hz. Ömer'in eşi de Ömer'e bağırdığına ve halifenin de buna sessiz kaldığına tanık olur. 
Adam şikâyetten vazgeçip dönerken durumu fark eden halife, adama derdini sorar. Adam; ''Ey mü'minlerin emiri! Eşimi sana şikâyete geliyordum. Baktım ki senin eşin de sana aynısını yapıyor, sen ise susuyorsun. 
Dönmeye karar verdim.'' Hz. Ömer gülümseyerek; ''Evine dön unutma eşlerimiz çok kahrımızı çekiyor. Malumun bütün ev işleri onlarda bırak da o kadar söylensinler. Sen açma bu konuyu kimseye!'' der. 
Hz. Peygamber'in hayatından bir örnek;'' Peygamber kalkıyor, kızı Fatıma'nın evine geliyor. Eve girdiğinde görüyor ki, Fatıma validemiz oturmuş elinde eşinin elbisesinin söküğünü dikiyor. Ayağıyla da Hz. Hasan'ın beşiğini sallıyor, ağzıyla da Kur'an-ı Kerim okuyor. 
Bu halde iken peygamber efendimiz içeri girince Fatıma;''buyur babacığım'' diyerek hemen ayağa kalkıyor. Peygamber efendimiz '' kalkma kızım otur otur'' diyor, ısrar ediyor ama Fatıma ayağa kalkıyor. Peygamber efendimiz buna rağmen ''keşke otursaydın kızım'' diye ısrar edince, Fatıma merak ediyor;'' Babacığım, sen gelirsinde ben sana ayağa kalkmaz olurmuyum? Niye otursaydım ki? 
Peygamber, Fatıma'nın oturma sebebini şöyle anlatır;'' Kızım hanımlar çok bahtiyardırlar, mesutturlar, kazançlıdırlar.'' Ben kapıdan içeri girdiğim zaman buranın meleklerle dolu olduğunu gördüm. Her birisi bir başka sebepten gelmişti senin evine. 
Sen elinle eşinin elbisesinin yırtığını dikiyorsun, hizmet ediyorsun, işte meleklerin bir kısmı senin kocana hizmet edişinden dolayı gelmişlerdi. Bir hanımın gönül rızasıyla eşine hizmet etmesi meleklerin tebrik edeceği bir ibadettir. 
Diğer bir kısmı da elinle eşinin elbisesini dikerken, ayağınla da oğlunun beşiğini sallıyordun. 
Meleklerin bir kısmı da oğlun Hasan'ın beşiğini salladığın için gelmişlerdi. Diğer bir kısmı da sen ağzınla da boş durmuyor, Kur'an-ı Kerim okuyordun. İşte meleklerin büyük bir kısmı da senin okuduğun Kur'an-ı Kerim'i dinlemek için gelmişlerdi diyor ve ilave ediyor; Kızım hanımlar çok şanslıdırlar, eğer niyetlerini, duygularını düzeltirlerse ve de bu saydığım hizmetleri ibadet kasdıyla yaparlarsa, onların yaptığı bütün işler ibadet yerine geçer. Daha doğrusu hanımların cennete girmeleri beylere nispetle daha öncelikli, daha kolaydır. 
Günümüzün yeni nesilleri İslam medeniyeti ve Anadolu Türk kültürün den uzak, batı medeniyeti ve kültürüyle eğitilip yetiştirilmektedir. Bu nesil el bebek gül bebek büyütüldükleri için ( anne babalar, biz görmedik, yemedik onlar yesin gibi olmadık mazeretlerle, okuyan kızlarını ders çalışsınlar makam mevkii sahibi olsunlar diyerek ev işlerinden uzak tuttukları görülmektedir. Dolayısıyla üniversite okuyan birçok kızın yemek yapmasını dahi bilmedikleri, erkek çocukların ise sen erkeksin diyerek sorumsuzca yetiştirildikleri bilinmektedir.) Evlilik hayatlarında da en küçük sıkıntılara sabır gösterememektedirler. 
Şimdiki kızlar, en küçük aile kavgalarında baba evine koşuyor. Birçok anne baba, kızına aile hayatındaki sıkıntıları anlatıp sabır göstermesini tavsiye etmek yerine ''Gel kızım biz seni sokakta bulmadık'' demektedirler. Yine birçok anne babalar çalışan kızlarına;'' Sen de çalışıp para kazanıyorsun sakın kendini ezdirme!'' diyerek yangına körükle gitmektedirler. Sonrasında kızlarda, ''Benim de ellerim armut toplamıyor '' diyerek her gün çatışan kavgacı bir aile ortamı oluşmaktadır. 
Sonuçta incir çekirdeğini doldurmayan eften püften sebeplerden dolayı aileler parçalanmaktadır. Erkek tarafı da oğullarına evlilikte sabır ve anlayış göstermesi gerektiğini ifade etmek yerine, onlar da yangına farklı bir körükle gitmektedirler. Anne babalar;''Onun kahrını çekmek zorunda değilsin, sana kız mı yok!'' demektedirler. 
Hz. Peygamber (s.a.v.) kadınları Allah'ın (c.c.) birer emaneti olarak görür ve onları incitmemeye çalışırdı. Eşlerine karşı son derece nazik ve kibar davranırlardı. Ashabına da şu uyarıda bulunurdu;''SİZ ONLARI ALLAH'IN BİRER EMANETİ OLARAK ALDINIZ, ONLARA ŞEFKATLE MUAMELE EDİNİZ.''(Sahihi Buhari, muhtasar x,398) ve '' SİZİN EN HAYIRLINIZ, HANIMLARINA KARŞI HAYIRLI OLANINIZDIR.''(cami'us-sağır, c.2,4012) buyurmuştur. Bu hadisler de erkeklere hitapta bulunulmaktadır. Eşleriyle hoşça ve güzelce geçinmeleri, onlarda hoşlanılmayacak bir hareket görseler dahi bunu kavga ve ayrılma sebebi yapmamalarını, bunlara katlanmak suretiyle bilmediği başka şeylerden mükâfatların takdir edileceği bildirilmiştir. 
Sonuç olarak hiçbir sorumluluk verilmeden el bebek gül bebek büyütülen geçmiş kendi kültür ve değerlerden uzak bir şekilde yapılmak istenen evlilikler. Evlilik gibi büyük sorumluluk isteyen bir yükü kaldıramamaktadır. Sonucunda da en küçük sıkıntılara sabretmek ve katlanmak yerine, bu sıkıntıları ailelere intikal ettirmekte, bu da problemlerin büyümesine ve zaman zamanda dönüşü olmayan yollara girilmesine sebep olmaktadır. Mutlu ve huzurlu aile ortamların da buluşmak temennisiyle.. 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2015 sex shop