ALTAY VAROL - 10 OCAK VE BİZ… | Denizli Hizmet Gazetesi -

10 OCAK VE BİZ…
ALTAY VAROL

                    Facebook'ta Paylaş     |    

11/1/2018
10 Ocak’la ilgili yazıyı aslında 10 Ocak’ta yazmak gerekir ama ben 11 Ocak’a bıraktım. 
10 Ocak, Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanır. Kutlama dediysem öyle konfeti, havai fişek, takım elbise, balo falan gelmesin aklınıza. Adı üstünde zaten ‘Çalışan Gazeteciler Günü’. Çalışmayan gazetecilerin de günüdür aslında. En kötüsü de, bu mesleği hakkıyla yapabilecek bilgi birikime, tecrübeye, emeğe sahip olduğu halde iş bulamayan gazetecilerin de günüdür 10 Ocak. 
Dediğim gibi; Çalışan Gazeteciler Günü, bu mesleği gerçekten ifa edenler için sadece telefon, mail veya sosyal medya üzerinden tanıdıklarının kutlama mesajlarına teşekkür etmekten ileriye gitmez. Kendi günlerinin kutlanmasını bile haber yapmak zorundadırlar çünkü. Yani o gün bile çalışmak zorundadırlar.  
Hasbelkader bu meslekte çeyrek asrı devirmiş, sadece gazetecilik yaparak geçimini sağlamış, çocuklarını bu meslekten kazandığı parayla (sadece maaş) büyütmüş ve fazla gazeteciye nasip olmayan emekliliğe ulaşmış bir basın mensubu olarak, mesleğimizin geleceği ile ilgili büyük kaygılar taşıyorum. Emekli olmuş, ömür boyu basın kartı taşıma hakkına kavuşmuş bir gazetecinin mesleğin geleceği ile ilgili ne kaygısı olabilir diye düşünenler olabilir. Bu meslek öyle bir meslek ki; emekli olsanız dahi bırakıp kenara çekilemiyorsunuz. İçinize sanki bir virüs gibi işleyen bu meslekte, doğan her gün sizin için sanki yeni bir başlangıç. Her yaptığım haber, her yazdığım köşe yazısı, her çektiğim fotoğraf sanki bu mesleğe yeni başlamış hazzı veriyor. Bıkmadan, usanmadan… 
Maalesef gelişen teknoloji ile birlikte, son yıllarda kolaycılık, beleşçilik, üretmeden tüketmek, başkasının emeğinin üzerine konmak bu mesleğin dibine kadar işlemiş. Bulduğunu kar bellemek, gördüğünü utanmadan sahiplenmek, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak hastalığı gün geçtikçe artıyor. Neredeyse kronikleşmiş hale geldi. Artık işçiden çok patronun olduğu bir sektör olmaya başladık.  
Bizim hatırlanmamız için ayrılan bu günde, gazeteci olmak isteyen genç meslektaşlarıma kabul ederlerse, naçizane birkaç nasihatte bulunmak istiyorum. Hata yapsanız dahi kendiniz üretin. Ürettiğinizin hazzına varın. Haber yazmasını öğrenin. Haber yazmak bir gazetecinin öğrenmesi gereken ilk şeydir. Bu meslekte yorulmak yoktur. Yorulmadan, mesai mefhumu gözetmeden çok çalışın. Öğrenmeye açık olun. Başkalarının tecrübelerinden yararlanmaya bakın. Çok konuşmayın, çok dinleyin. Farklı olun. Farklı olamazsanız, başkalarından bir farkınız kalmaz. Mesleğinizi sevin. Hiçbir zorluk karşısında yılmayın. Topluma karşı sorumluluğunuzu unutmadan, mesleğinizi şahsi çıkarlarınızın önünde boyun eğdirmeden çalışın. Bu meslekte zengin olmak yoktur. Zengin olma hayaliniz varsa bu meslekte fazla vakit kaybetmeden, zengin olabileceğiniz mesleklere yönelin.  
Bu vesileyle, bulduğu her fırsatta gazetecileri eleştiren güruha da birkaç kelam edeyim. Her meslekte olduğu gibi bizim de içimizde mesleğini kötü niyetli yapanlar olabilir. Bu, alın teriyle çalışan meslektaşlarımızın hepsine çamur sürme hakkını kimseye vermez. Son dönemlerde sık sık gazetecilere yönelik, eleştiri sınırlarını aşan, satılmışlığa ve korkaklığa kadar uzanan iftiralar artmış durumda. Bu iftiralara; üzerime alındığım için değil, mesleğimin onurunu zedelediği için üzülüyor ve kızıyorum. Kalemini satan gazeteci varsa önce onlardan siz uzak duracaksınız. Ekmeğini bu meslekten kazananların alın teri, diğer mesleklerde dökülen alın teri kadar kutsaldır. Her türlü eleştiriye kapımız açık ancak hepimizi bir çuvalın içine koyup üzerimizde tepinmenize izin vermeyeceğiz.  
Mesleğimizi hakkıyla yapmak için çalışan tüm meslektaşlarımın gününü kutluyorum. Bizi de unutmayıp kutlama mesajı gönderen, arayan herkese teşekkür ederim.  






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2017