HAMİT TEKKANAT - Bir Gazze’liden mektup var.. Part 2 | Denizli Hizmet Gazetesi -

Bir Gazze’liden mektup var.. Part 2
HAMİT TEKKANAT

                    Facebook'ta Paylaş     |    

24/5/2018
Derken Büyük Savaş başladı. 
Tabi biz Osmanlı’ya kızmıştık, İngilizler geldi o zaman. 
İngiliz demek medeniyet ve özgürlük demekti. 
Bize bol bol altın verdiler, para verdiler. 
Filistin cephesindeki Türk askerlerini soyduk ve büyük paralar kazandık. 
Ha bu arada bir İngiliz albay vardı, adı Charles Wembley. 
"Türk askerlerinin karnı altın dolu, gidin onları alın" dedi bize. 
Biz de Filistin’de yakaladığımız her Türk’ün karnını deştik, ama altın falan yoktu.  
Olsun varsın, İngiliz her Türk askeri için para ödüyordu bize. 
Sonra Osmanlı cephede yenildi.  
Kanal harekâtında Türk askerine gelen bütün yardımları yağmaladık, tam 14.000 Türk askeri öldürüldü orada.  
Sonra tabi Filistin’den de çekildiler. 
Büyük İngiliz komutan geldi. Adı Edmund Allenby'di.  
Bize süper teklifler yaptı. Biz onu çok sevdik hatta ismi de uygun olduğu için ona "el-nebi" (peygamber) dedik. Sonra bizim İngiliz el nebi'ye taa Şam'a kadar eşlik ettik. 
Hatta el nebi Şam’daki Selahaddin Eyyubi’nin sandukasına çizmeleri ile basmadan önce çizmelerini parlatan kişi Filistinli bir Arap’tı. 
Neyse, çok detaya girdim. 
Büyük Savaş bittikten sonra artık Osmanlı tehlikesi ve zulmü ortadan kalktığı için Yahudi kardeşlerimize istediğimiz kadar toprak satabiliyorduk. Efsane günler geri gelmişti. 
Bu arada Yahudiler kale gibi köyler inşa ettiler, her köyün kendi silahlı korucuları vardı. 
Bize artık dostane davranmıyorlardı. 
Araplar ve Yahudiler arasında çıkan anlaşmazlıklarda, İngilizler hep Yahudileri haklı buluyordu. 
Sanki biraz adaletsizlik vardı, Osmanlı daha adildi sanki. 
Neyse, biz halimizden memnunduk. 
Tabi ki Yahudi kardeşlerimiz sayesinde çalışmadan bol paralı günler geçiriyorduk. Birkaç münferit olayın ne önemi vardı ki? 
Bu arada 2. Büyük Savaş başladı. Duyduk ki Avrupa’da Yahudilere zulüm ediliyormuş. 
Onların buraya gelmesi için bağış topladık aramızda. 
Daha çok Yahudi geldi, biz de daha çok toprak sattık işte. 
Bu Büyük Savaş da sona erdi tabi. 
Bu arada İngilizler Filistin’den ayrılmaya karar verdi, ayrılırken de Filistin’i bize bırakacaklardı sanıyorduk. Ama onlar iki ayrı devlet kurulması için birleşmiş milletlere gitti. 
Tam o sırada Yahudi kardeşlerimiz bize saldırdı. 
Ohooo saldırmak ne kelime, anamızı bellediler resmen. 
Sonra İngiltere Filistin’den ayrıldığını ilan etti ve burada İsrail devleti kuruldu. 
Ne olduğunu anlamamıştık bile. 
Daha sonra Yahudilere her "kahrolsun İsrail" diyerek saldırdığımızda topraklarımız biraz daha küçüldü. 
Topraklarımızı bu sefer parayla değil, tankla, topla alıyorlardı. Biz ise hiçbir şey yapamıyorduk. 
Aradan yıllar geçti, artık biz dünyanın gözünde birer terörist olmuştuk. 
Eh madem teröristtik, terörist gibi davranalım dedik. 
O yıllarda Türkiye’de de PKK terör örgütü faaliyetlerine başlamıştı, onların ilk eğitimlerini bizim kamplarımızda verdik. 
Siz Türkler ise İsrail’e karşı hala bizi destekliyor, bize acıyordunuz. 
Sonra Ermeniler bize yardım etti, biz ermeni soykırımını tanıdık. 
Siz bize yine yardıma devam ettiniz. 
"enayi parası" diyorduk sizin yardımlarınıza, oluk oluk akıyordu maşallah. 
İşte böyle böyle bugünlere geldik. 
Şimdi dönüp bakıyorum da, bir Filistinli Arap olarak vicdan azabı çekiyorum. 
Siz ne saf bir milletsiniz lan? 
İki namaz kılan görünce hemen aldanıveriyorsunuz. 
Gemilere doluşup yardım getirir, ölüyorsunuz. 
Kolaları falan sokağa döküyorsunuz. 
Oysa siz o kolaları sokağa dökerken, biz şenliklerle Gazze’deki coca cola fabrikasını açıyorduk. 
 
İşte böyle böyle... 
Eyyy sevgili Türk milleti...! 
Bize yardım etmeyin. 
Biz bu yardımı gerçekten hak etmiyoruz." 
 
 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018