HAMİT TEKKANAT - UNUTMA, UNUTTURMA! | Denizli Hizmet Gazetesi -

UNUTMA, UNUTTURMA!
HAMİT TEKKANAT

                    Facebook'ta Paylaş     |    

2/5/2018
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek vefat etti. Amiral Örnek Türk Deniz Kuvvetleri tarihine ismini “Milli Gemi” projesi ile yazdırmış çok değerli ve vatansever bir komutandı. Balyoz kumpası davasında 4 seneye yakın hapis yatan, kumpas çökünce de beraat eden Örnek Amiral’in kumpasın sebebini yazdığı “Cambazı Bırak Balyoz’a Bak” kitabından bir kesitin hatırlanması onun ölümüne sebep olanları lanetlemek için bir fırsat olacak. Sessizliğe bürünen toplum, ülkeye kurulan hain komplolara destek veren zamanın yalakaları, hâkim ve savcıları utanır mı bilinmez ama tüm toplumun ve bizlerin günahı çok büyük. İşte onun kitabından alıntılar;  
 
“Kendimin masum olduğundan ne kadar eminsem, 363 kişinin de masumiyetinden o kadar eminim.  
Öncelikle bir komploya, iftiraya kurban olduğumuza inandım. Medya bu iftiranın adını BALYOZ koymuştu. Ama neden? 
2005 Temmuz ayında ABD bahriyesinde Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak atanan Amiral Mullen aniden beni ziyaret etmek istedi. İstanbul ve Gölcük’e gidecekti. Sonra Büyükelçilik kanalıyla İzmir’e de gitmek istediğini bildirdiler, orayı da programa dâhil ettik. Ziyaret öncesi görüşmek istediği konular hakkında bize bir bilgi intikal etmedi. 24 saat Ankara’da kaldı. Bir akşam yemeğini beraber yedik ve ertesi günü resmi ziyaret yaptı. Havadan, sudan konuştuk. Sonra sırasıyla Gölcük, İstanbul, İzmir’e gitti. Gölcük’te benden sonra komutan olacak Oramiral Yener Karahanoğlu, İstanbul’ da Kora. Metin Artaç, İzmir’de de Kora. Lütfü Sancar bulunuyordu. Kora. Ataç ve Kora. Sancar, Oramiral terfi sırasındaydılar. Ve Yüksek Askeri Şura toplantılarına daha 1 ay vardı. 
Amiral Mullen, benimle hiçbir resmi konuda konuşmadı ama gittiği diğer yerlerde yukarıdaki komutanlar ile; 
-Amerikan Bahriyesinin Karadeniz’e çıkışına neden karşı olduğumuzu, 
-Kendilerinin de bizim öncülük ettiğimiz Karadeniz Kuvvetine katılmak istediklerini, 
Doğu Akdeniz’de neden bir görev grubu dolaştırmak istediğimizi, 
-Milli Gemi İnşası(MİLGEM),İle ilgili konuları konuşmuştu. Bu konuların hepsi ABD için sorundu ve biz haklı olarak ABD’ne direniyorduk (Benim ve arkadaşlarımın adını bu nedenle ulusalcı olarak çıkarttılar. İftihar ederim.)” 
 
BUNLARIN HEPSİ ABD İÇİN SORUNDU VE BİZ ABD'YE DİRENİYORDUK!  
Bu cümle her şeyi anlatıyor olmalı.  
ABD’ne DİRENENLERE KUMPAS KURULDU Çünkü BOP EŞBAŞKANIYIZ!!  
ABD’ne nasıl direnirsiniz dendi veee.... 
 
Devam ediyorum kitaba: “Bu projenin tümünün temelini arkadaşlarımla beraber onlara güvenerek atmıştım. Ülkenin yararını koruyacak çok haklı nedenlerimiz vardı ama ABD ile çıkar çatışmasına düşmüştük. 
Amiral Muller’in bu konularda konuşmamasının yegâne nedeni 1 ay sonra emekli olacağımı biliyor olması olabilirdi. Kafasındaki esas rahatsızlığı, benden sonra komutan olacakla ve onu takip edecekler ile paylaşması, onları etkilemeye çalışması ve sorunları ben yarattığım için sorunları benimle tartışmaktan bir sonuç beklemiyor olabilirdi. Bu olay bana ABD tarafından ak listede olmadığımı gösterdi. İlave olarak duruşma salonunda mevcut 156 denizciden çoğu benimle bu projelerde beraber olmuşlardı. Çok aktif çalışmışlar ve uluslararası forumlarda ABD’ye karşı çıkmışlardı. Onlar da ak listede değildi. 
ABD de son zamanlarda yayınlanan ve ABD resmi organların aracılığını yapan birçok yazar bu konudaki düşüncelerimi haklı çıkartacak birçok yazı yazdılar. Ötesi Türk Bahriyesinin gelişim hızına ve yaptıklarına bakarak bizi kendilerine belli deniz sahalarında sorun görüyorlardı. Bir başka neden olaraksa İKTİDAR PARTİSİNCE gelecekte yapmak istediklerine karşı TSK’nın en büyük engel olarak görülmesiydi. Bu direnç kırılmalıydı. Bunun tek yolu vardı. Kendilerine göre TSK içerisinde “öteki” durumunda olan personel tasfiye edilmeliydi. Ancak bu konu çok hassastı ve ipler kopabilirdi. Basiretli bir karar ile kazanda kaynayan kurbağa gibi suyun sıcaklığını kontrollü bir şekilde az az artırarak kurbağa fark etmeden öldürülebilirdi. Nitekim de öyle oldu. Birinci bölümde bir dökümünü verdiğim davalar, TSK’yı alıştırarak tasfiye etmeye yöneliktir. Son öldürücü darbe ise BALYOZ gibi olacaktı. Bunun için bu komplo teşvik edildi. 
 
Niye buradayız sorusuna son bir cevap: basit ve yalın olarak siyasi iktidar darbe konusunda TSK’ne bir gözdağı vermek istiyordu. Bunun için kendi kara defterlerinde yazan isimleri bu davaya dâhil ettiler. 
Suç olması önemli değildi” Sadece darbeciler yargılandı ve ceza aldılar” görünümü olsun yeterdi. 
Bana hangi değerlendirme en geçerlidir derseniz, size dördüncüsünü söylerim. Bence yukarıdaki üç değerlendirme karıştırılarak bir taşla çok kuş vurma yolu seçilmiştir.” 
 
Bu değerli vatansever komutanın arkasından Yeni Akit Gazetesinin yazdığına bakınız “İslam’a dil uzatan o paşa öldü”. Başımıza açılan bunca belayı unutup, ahlaksızca atılan bu başlığa söyleyecek söz bulamıyorum.  
Lütfen Silahlı Kuvvetlerimizi itibarsızlaştırmak için kurulan kumpasları, bunların işbirlikçilerinin halen var olduğunu UNUTMAYIN, UNUTTURMAYIN!!! 
 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018