HAMİT TEKKANAT - BİR CİNAYETİN HATIRLATTIĞI | Denizli Hizmet Gazetesi -

BİR CİNAYETİN HATIRLATTIĞI
HAMİT TEKKANAT

                    Facebook'ta Paylaş     |    

20/4/2018
Turgut Özal’lı ANAP hükümetinin Milli Savunma Bakanı M. Ercan Vuralhan, Sirkeci’de falçatayla boğazı kesilerek öldürüldü. Cinayetin ardından Vuralhan’ın cesedinin başında bekleyen zanlının gözaltına alındığı sıradaki soğukkanlılığı dikkat çekti. Zanlı cinayeti işledikten sonra eşini arayıp helallik istemiş. Sonra da etrafta toplananlara “40 ailenin canını yaktı, üzülmeyin” demiş.  
Ercan Vuralhan MSB iken ben de Genelkurmay Personel Başkanlığında görevliydim. Yüksek Askeri Şura toplantılarında kendisini tanıma fırsatım oldu. Onunla ilgili anılarım da o tarihlere ait. Hatıralara geçmeden Vuralhan’ı feci sona götüren olaylara bir bakalım;  
Gana’da altın rezervinden kaynaklanan 5 milyar Euro’yu Türkiye’ye getirebilmek için gerekli gümrüğü ödemesi bahanesi ile vatandaşın 13 bin lirasını dolandırdıkları iddiasıyla açılan davada tutuklanıp serbest bırakılmış.  
2000 yılında Balıkesir Manyas’ta “5 bin konut yaptıracağım” vaadiyle bir inşaat firmasından aldığı 1,4 milyonluk çekle kayıplara karışan bakan, dolandırıcılık ve çek kanununa muhalefet etmek suçlarından aranırken Florya Atatürk Deniz Köşkü’nde TBMM misafirhanesinde saklanmış. 
Eski defterleri karıştırdıkça Vuralhan’ın geçmişinin pek de temiz olmadığı anlaşılıyor. Pek fazla can yakmış olmalı ki katili “40 ailenin canını yaktı, üzülmeyin” demiş.  
Gelelim onun bende ki hatırasına; yüksek Şura’nın ilk gününde Silahlı Kuvvetlerden atılacak personelin durumu görüşülürdü. Aslında işlem tamamlanmış, sadece YAŞ onaylaması kalmıştır. YAŞ’nın üyelerini (o tarihte sadece başbakan ve MSB sivil üye idi) bilgilendirmek için ordudan atılacakların işledikleri suçlar tek tek açıklanır ve onaya sunulurdu. (bu uygulama AKP tarafından kaldırıldı, sonrası malum ordu FET֒cülere teslim edildi) Atılacakların safahatını açıkladıktan sonra oylama yapıldı, bütün üyeler EVET derken, bir tek Vuralhan HAYIR dedi. Genelkurmay Başkanı sebebini sorduğunda Vuralhan, “Biz seçmenlerimize anlatamıyoruz, dini bütünler ordudan atılıyor gibi hava yaratılıyor” dedi. Bu sözlere sinirlenen Genelkurmay Başkanı “Bütün suçlarını saydık, bunların dinle alakası yok, tarikat ve cemaat mensuplar, askeri hiyerarşinin dışında bir yapının esiri olmuşlar” dedi ve tekrar onay istedi. Vuralhan gönülsüzce EVET demek zorunda kaldı. Eğer Silahlı Kuvvetlerin geleneksel işleyişi AKP tarafından bozulmasa, FETÖ olayı yaşanmaz, yaşansa bile 15 Temmuz gibi büyük hasara yol açmadan ucuz atlatılırdı.  
Demirel’le başlayan tarikat ve cemaatlere taviz verme politikası Özal’la devam etti, AKP döneminde zirve yaptı. FET֒nün yükselişine maalesef bütün iktidarlar tarafından çanak tutuldu.  
 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018