MUSTAFA GÖKER - HAKİKAT TEKELCİLİĞİ | Denizli Hizmet Gazetesi -

HAKİKAT TEKELCİLİĞİ
MUSTAFA GÖKER

                    Facebook'ta Paylaş     |    

27/11/2017
Gül dikeniyle sevilir dikenin güle verdiği zerafet ve incelik gibi, acılarla yoğrulan ve acıların içersinden çıkartılabilen bir yaşam o hayatın kalitesini gösterir. Dost ve kardeşi de hatalarıyla kabul edip sevebilmek ve onunla yaşantı sürebilmek kaliteli bir yaşam demektir.  
Hayatı anlamlandıran din ve o dini anlama yaşamada bizde oluşan farklılıklar, güle değil dikenine saplanıp gülü sevmemek olgun insan ve müminin alameti değildir. Dini anlama ve yaşamada oluşan farklılıklara mezhep diyoruz. İtikadi ve ameli mezhepler kurucularının isimleriyle anılan takip edilen yol, izlenilen yol anlamındaki mezhep farklılıklarına saplanıp mezhebi amacından farklı yorumlama ve bu farklı yorumlara saplanma mezheplerin amaç ve gayesinden uzaklaştırma faaliyetidir. Bu uzaklaştırma faaliyetleri kasıtlı veya siyasi mecralar doğrultusunda İslam a ve Müslümanlara darbedir. 
Yaşamın farklılıklarından oluşan dini yaşam farklılıkları üstünlük veya ayrıcalık değil dini yaşamı kolaylaştırmadır mezheplerin asıl amacı. İmamı Azam Ebu Hanife’nin yaşadığı din ve sevenlerinin, müntesiplerinin takip ettiği Hanefi mezhep’idir. 
İmamı Şafii’nin yaşadığı toplum ve kültürdeki din yaşayışı ve sevenleri, müntesipleri’nin takip ettiği yola Şafii Mezhebi, Irakta farklı fetva veren Şafii, Mısır’a geldiğinde aynı konuda farklı fetva vermesi yaşam ve zamanın değişmesiyle hükümlerin de değişebileceğini yansıtmıştır. 
İmamı Maliki de bulunduğu ve yaşadığı Afrika bölgesi toplumunda dini anlayış, onu seven ve yaşantısını takip eden, izleyen gurubun adıdır. İmamı Hanbeli de keza aynı şekilde doğduğu, yaşadığı Medine, Mekke bölgesinde ki toplum örf adet kültür farklılığının oluşturduğu dini yaşam şekline Hanbeli mezhebi denmektedir. 
Bu tip görüş ve yaşamlar bir çoktur, genel kabul görmüşleri ( Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli ) hayatlarını sürdürmüştür. Din kardeşliğinin ana gövdeyi oluşturduğu bir sistem ve dini yaşamdaki değişik mozayik ve zenginlikleri görmeyip farklılıklarda fitne ve şer odaklarının oyununa gelip kardeşin kardeşinin kanını akıtması ve din adına mezhep savaşlarının çıkartılması büyük bir yanlıştır. 
Özellikle İslam dünyasının yaşamadığı orta çağ batı toplumunun mezhep ve din savaşlarını yaşaması tamamen yanlış ve Hıristiyan batının Müslümanlar üzerinde oynadıkları büyük oyunudur. Merhamet Peygamberi Hz. Muhammed (SAV)’in tebliğ ettiği ve yaşadığı dini İslam bu olmasa gerektir. Müslüman ın müslümanı boğazlaması. Asrı saadet’te, Hz. Peygamber dönemi ve toplum yaşantısında Yahudisi, Hıristiyanı, Müslümanı, Müşriki ve daha fazlası farklı gurupların Medine’de bir arada hoş görüyle yaşayabildikleri bir toplumdan aynı coğrafyayı paylaşamayan adı İslam olan toplulukların oluk oluk kanlarını akıtmaları ve bunlarıda İslam adına yaptıklarını savunmaları tamamen yanlış, doğru olmayan, hiçmi hiç şık olmayan hareketlerdir. 
Bu da cahilliğin, bencilliğin, dünyevileşmein, cehennemi bir hayatın oluşması demektir. Yüce yaratıcının razı olmadığı bir yaşamın Allahın adıyla ve adına yapılması, ahreti cehennem’dir. 
Bu dünyası cennet öldükten sonrada cennette yaşayan bir toplum olma temennisiyle kalın sağlıcakla. 
 
SOSYOLOG MUSTAFA GÖKER 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018