MUSTAFA GÖKER - DOSTLUK VE DUA | Denizli Hizmet Gazetesi -

DOSTLUK VE DUA
MUSTAFA GÖKER

                    Facebook'ta Paylaş     |    

20/4/2016
Hz. Peygamber (SAV) çevresinde bulunan insanlara, geçmişte yaşanmış yolculuk eden üç kişi den ve bu kişilerin yaşadıklarını anlatır. Bu üç kişinin yolculuğu ve yolculukta yaşadıkları, her birimizin, her bir toplumun ölünceye kadar yaşadığı sürecide sembolize ediyor. Sadece bu üç kişinin gerçekliğini değil hepimizin hayatı akışı içindeki gerçekliği anlatıyor. 
Üç kişi yola çıkarlar, gece dinlenmek için bir mağaraya girerler ama onlar mağarada iken bir kaya yuvarlanır gelir mağaranın kapısını kapatır ve bu üç kişi mağarada mahsur kalırlar çıkamazlar. Olayın her kademesi, her aşaması bize müthiş mesajlar içeriyor. Hz. Peygamber bu olayı sadece anlatıyor geçiyor. Efendimiz sadece mesaj çıkarmıyor da, ben olayı anlatayım siz kıyamete kadar okuyun, düşünün buradan mesajlar çıkarın diye anlatmış ve düşünmeyi bize bırakmış. Üç kişi mağarada mahsur kalıyorlar, yiyecek yok, içecek yok nasıl çıkacaklar nasıl buradan kurtulacaklar. Öncelikle problemin çözümü noktasında insanlar nasıl hareket etmeli anlatılan olayın bu aşaması buna işaret ediyor. 
Genel de toplumumuzda bir problemle karşılaştığımızda iki tür tavır sergiliyoruz. 
1- Suçlu aramaya başlıyoruz, bunu kim yaptı, muhtemelen bizim toplumumuzda bu üç kişi olsaydı orada mağaranın içersinde bir birine girerlerdi. Sırf senin yüzünden girdik, sen girelim demeseydin girmezdik diye normal ölmeden önce birbirlerini yer öldürürlerdi. 
2- Bir suçlu arıyoruz toplum olarak sonradan peki bu sıkıntıdan nasıl kurtuluruz diye düşünmeyip kahraman bekliyoruz, biri gelecek bizi buradan kurtaracak. 
Ama bu üç kişi öyle yapmıyorlar, hiçbir birbirlerini suçlamıyorlar. Kafa kafaya verip düşünmeye başlıyorlar. Bu sıkıntıdan, bu mağaradan nasıl kurtuluruz ve diyorlar ki! Bir suçlu aramadan, bir birlerine yüklenmeden gelin geçmişimizi bir gözden geçirelim.  
Şu anda burada elimizin kolumuzun bağlı olduğu anda kocaman kayayı titretecek hiçbir güç yok, hiçbir imiz bunu kaldıramayız, gelin geçmişimize bir bakalım sadece Allah rızası için hayatımızda yaptığımız bir iş, bir iyilik var mı, bir adım var mı onu hatırlayalım onunla Allah'a dua edelim diyelim ki! Ya rabbi geçmişte yıllar önce şöyle bir şey yapmıştım ve sadece senin rızan için yapmıştım bu iyiliğin hatırına bizi bu sıkıntıdan kurtar diyelim ve düşünmeye başlıyorlar; 
Biri elini açıyor diyor ki! Ya Rabbi benim bir annem babam vardı, onlarsız sofraya oturmazdım, onlara hürmette kusur etmezdim. Bir gün işten geç geldim baktım ki! Annem babam uyumuş, onları uyandırmaya, onlarsız sofraya oturmaya kıyamadım.  
Onların oturmadığı sofrada benim ne işim var, onlar uyanıncaya kadar bekledim ki onlarla beraber sofraya oturayım. Ya Rabbi, ana babama bu hürmeti sadece sen emrettiğin için, senin rızan için, seni hoşnut etmek için yaptım diyor ve o mağaradaki kaya bir milim açılıyor ama çıkacak kadar değil. 
İkinci bir adam elini açıyor ve diyor ki! Ya Rabbi, sevdiğim bir kız vardı yakınım, talip olmaya ona ulaşmaya çalıştım ama bir türlü kabul etmedi teklifimi. Yıllar sonra bu kız maddi olarak çok zor duruma düştü parayla satın almaya çalıştım hatta satın aldım.  
Tam o gayri meşru işe yelteneceğim de kızcağız dedi ki! Harama bulaşma, helal den ayrılma.  
O anda yaptığımın yanlış olduğunu anladım, bu haramdan, bu yanlış çirkin işten yüz çevirdim ve bu kötülükten kaçınmayı sadece senin rızan için, sen razı ol diye yaptım bizi kurtar. Ya Rabbi diyor. Mağaranın önündeki kaya biraz daha açılıyor. 
Üçüncü bir adam da elini açıyor ve diyor ki! Yıllar önce çalıştırdığım işçilerim vardı. Ücretlerini ödedim ama bir tanesi ücretini almadan benden habersiz çekip gitmiş. Genel de biz burada bunun üzerine yatarız adam gitti diye.  
Ben üzerine yatmadım, ya Rabbi vereceğim ücreti ayırdım, onun yerine bir koyun aldım ( bir dişi, bir erkek ) bunlar ürediler. Birkaç yıl sonra adam çıka geldi dedi ki! O zaman acilen ayrılmam gerekiyordu seni göremedim, ücretimi alamadım çıkar benim o günkü ücretimi ver dedi. 
Ben de al bu sürü senindir. ( On, On beş, Yirmi), tane koyun senin ücretin, adam dedi ki! Benimle dalga geçme benim ki iki, üç günlük yevmiye diyor; yevmiye mi ver gideyim. Dedim ki ben senin yevmi'yeni değerlendirdim. Emeğin zayii olmasın diye.  
Üç beş yıldır bu hale geldi. Al götür bu senin hakkındır dedim. Adam bir tane daha bırakmadan sürüyü aldı gitti. Ya Rabbi! İşçimin hakkını gözetirken sadece senin rızanı düşündüm diyor ve kaya tamamen çekiliyor mağaradan kurtuluyorlar. Bu kıssa, anlatı, bize müthiş mesajlar veriyor! 
Devam edecek. 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018