MUSTAFA GÖKER - HA YA = EDEP YA HU | Denizli Hizmet Gazetesi -

HA YA = EDEP YA HU
MUSTAFA GÖKER

                    Facebook'ta Paylaş     |    

21/3/2016
Allah’ın Resulu (SAV), Edep; İmanın bir bölümüdür, ( Riyazüssalihin /2.-686) diye buyurmuştur. 
Edep kelimesini Türkçemizde harf parçalamasına girdiğimizde (EDEBE) kelimesi eskiden medresede eğitime başlayacak talebelere ( E-Eline, D-Diline, B-Beline ) hakim olmak kelimesi ilk önce öğretilirdi. 
ELİNE: Eliyle işleyeceği kötülüklerden uzak kalması, kimseye eliyle rahatsızlık vermemesi ve kendisinin de başkasının eliyle rahatsız olmaması, kamu ve kul hakkını kendi eliyle üzerine geçirmemesi devlet malına eliyle zarar vermemesi anlaşılırdı. 
DİLİNE: Yaratıcı iki kulak bir ağız vermiş, iki dinleyip bir konuşmayı konuşurken de, kendisi dahil hiçbir kimsenin rahatsız olmaması ve kırıcı olmamak tavsiye edilmiş bu yolda eğitim baz alınmıştır. İslam ahlakında ise Hz. Peygamber ‘Geceleri devamlı ibadetli, gündüzleri de oruçlu geçiren ama diliyle herkese rahatsızlık eden geçimsiz bir kişiden (kadın) konu edildiğinde; O kişi ateştedir ’buyurur. 
‘Diğer bir kişi (kadın)’nin ise sadece farzları yaptığını, dilinin ise tatlı ,hoş konuşan geçimli ,kalp kırmaktan kaçınan birisinden bahsedilince; O da cennette dir ’ buyurmuşlardır. Türk atasözünde ise ‘Söz ola ağılı yemeği bal eder, söz ola balı zehir eder. 
BELİNE: Günümüzün hızla yayılan mikrobu, beline hakim olamama hastalığıdır. Ünlü Fransız sosyolog Bourdullac’ın (similasyon) ‘ medyanın olayları abartarak istediği yöne çevirmesi ‘ medya dediğimiz özellikle televizyondur. Küreselleşen ve sekülerleşen Türkiye’mizde hızla artan, batı ve gayri İslami örf adet gelenekleri bizi bizden alıp biz olmaktan çıkararak olmayan bir şeyi varmış gibi göstermesi ‘merkebin aklına karbuz kabuğu getirme derler bizim oralarda’ kültürel bir sömürge haline geldiğimizin bir gerçeğidir. 
Türk toplumunun yumuşak ve hassas bölgesi olan kültür yozlaşmasına ve asimilasyonuna karşı bizler zor olan bir reçete ‘küresel düşünüp yerel yaşayabildiğimiz’ taktir de Hz. Peygamberin (SAV)’’Siz iki kasığınız arasına hakim olun ben de sizin cennete girmenize kefil olayım’’ hadisi konumuzun şah damarını oluşturmaktadır. 
Toplumun parçalanması, ailelerin dağılması ve neslin bozulmasına bir numaralı hastalık, helal evlilik yoluyla beline hakim olma ‘ gayri meşru ilişkiden uzak olma’, yoksa hakim olamayanlar için oruç tutmayı oruçla nefsine hakim olmayı tavsiye eder dinimiz. Evli eşlerden biri diğeri için beraber olmak (ilişkiye girmek) istediğinde red edilirse, isteği kabul etmezse mutsuz olan red edilen eş, mutlu oluncaya yüzü gönlü hoş oluncaya kadar Allah’ın melekleri o kişiye lanet eder, buyurulmaktadır. 
Kültürel yozlaşma ve bozulmanın gerçekleşmemesi, laneti üzerine çekmemek için aile de kadın ve erkeğin bu konuda daha hassas ve dikkatli olması,bu ince hassas noktanın gözden uzak tutulmaması gerekmektedir. 
Yoksa bu toplum ve milletin birlik beraberliğine dirlik düzenine kötü gözle bakanların ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Gelenek, görenek, örf ve adet, büyük küçük bilen etik değerler hassasiyeti olan dini değerleriyle barışık, bilim teknoloji yolunda fikirleri aydın, erdemli bir toplum özlenen toplumdur. 
Mutlu bir aile, mutlu bir toplum demektir. Mutlu bir toplum da mutlu bir devlet demektir. 17.01.2016 Mustafa GÖKER  






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018