MUSTAFA GÖKER - ÇALIŞMAK VEYA ÇALIŞMAMAK :TEMBELLİK HASTALIĞI | Denizli Hizmet Gazetesi -

ÇALIŞMAK VEYA ÇALIŞMAMAK :TEMBELLİK HASTALIĞI
MUSTAFA GÖKER

                    Facebook'ta Paylaş     |    

15/3/2016
Bilgisayarın çok yaygın olmadığı dönemlerde idi, onu fazla ve çok yönlü kullanmasını bilmez iken, bir gün evde yapılan bir çalışmayı dosyaya atmamız gerekiyordu. Hafıza kartında kısa yola atmışız, ana dosyaya atmadığımızdan dosyayı açamıyorduk. Dosyanın aslı ana dosyada olmadığı için dosya açılamıyor ve işimizi göremiyorduk. Bilgisayardan anlayan usta böyle demişti. Bundan sonra öğrendik ki, bir şeyin aslı, ana yolu, genişi, arka alanı olmadan sadece kısa yolla hedefe ulaşmak mümkün olmamaktadır. 
Kısa yoldan bir hedefe, bir şeylere ulaşmak, makamın, paranın, işin kısa yolundan şöhretin kısa yolunu aramak, her işin kısa yollarını aramak ahlaki zayıflık ( problem ) taşır. Çünkü helale giden yol emek ister, çalışmak çabalamak ister. Aksi uygulama tembellik zehiridir. Bu yazımızın içeriğini tembellik zehiri içermekte ve yazı az da olsa tembellik zehirine panzehir olur, tedavi olur inşeallah. 
Kur’an-ı Kerim’de; ‘’ Rabbimiz kişinin eline geçecek olan ancak çalışıp çabalamasının karşılığı geçecektir.’’ Çalışanın karşılığı hem dünyada hem de ahirette mutlaka verileceği söylenmektedir. 
Hz. Peygamber(SAV)’in; Hayatından ilginç bir örnek, peygamberin hicret yolculuğu dediğimiz olay anlatıldığında çocukluktan beri örümceğin ördüğü ağ ve güvercin hadisesi akla gelmektedir. Bu olayın arka planında Hz. Peygamberin çabalaması vardır ki, tembellik ve yatarak bu hicret gerçekleşmemiştir. Medine’ye gerçekleşen bu hicret siyer kitaplarında, peygamberin gayretiyle, çalışmasıyla mutlu sona ermiştir. Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir’in oğlunu mağarada iken yemek getirmekle görevlendirirken, Abdullah b. Uraykıt’ıda koyun sürüsüyle izlerini kaybettirmekle görevlendirdi. O kadar çok çalışan peygamber, müşrikler izini takip ederek bulmasınlar diye en ince detay çalışan ve düşünen, kafa yoran bir peygamber. Bedir savaşına çıkılacak, savaşı kazanmak için çadırında en az zayiatla en güzel nasıl kazanabiliriz diye çalışan bir peygamber. Bu örnek sıradan bir örnek değil arkasında Allah’ın vahyi ve peygamberlik mührü olan bir peygamberin çalışmasını anlatıyoruz. 
Nasr Suresinde; ‘’ İnsanların gurup gurup dine girdiğini gördüğünde bile yatmayıp, bir kenara çekilmeyecek, Rabbini anlatmaya, tanıtmaya ve onu istiğfar etmeye devam edeceksin.’’ 
İnşirah Suresi; ‘’ Hz. Peygamber baskıların arttığı bir zamanda bile, mücadele karşısında Allah bu çektiğin sıkıntıları kolaya çevirecektir. Kolaylık zorlukla beraberdir. Zorluğu göğüslemeden, sıkıntıyı çekmeden, çalışmadan, çabalamadan ve bu yollardan geçmeden o kolaylığa ulaşamazsınız.’’Kur’an da ki bütün peygamber kıssalarında, kısa kestirme yoldan mutluluğa ulaşan bir peygamber göremezsiniz. 
Hz. Yusuf (AS)’ın hayatında bile ne kadar ıztırap var, ne kadar çaba var. Çekmediği sıkıntı yok ama sonunda ebedi mutluluk var. Ebu Hureyre (RA) 628 yılında Müslüman olmuş, Hz. Peygamberle 5 yıl geçirmiş, pek çok sahabinin Müslümanlık yaşı ondan daha fazladır. 5300 hadis rivayet eder. En çok hadis nakleden sahabedir. Pek çok sahabi onu eleştiriyor. Bu kadar niye çok hadis naklediyorsun, bunu nasıl başarıyorsun diyorlar. Ebu Hureyre’nin cevabı sizler evlerinizde dinlenirken ben karın tokluğuna hadis bellemeye, ondan dini öğrenmeye ve sözlerini öğrenmeye çalışıyor çabalıyordum. Hz. Peygamberden duyduklarımı ve gördüklerimi bir kenara çekilip tekrar ediyor, bu birikim bunun sonucudur, diye cevaplardı. 
Günümüzde (tembellik ve çalışmamak) bırakın bir ahlaki (zaaf), problem, bir başarı ve fazilet olarak anlatılmaya başlandı. Artık analar, babalar çocuğunun durumu ile ilgili şöyle övünüyor; Çocuğumun çok iyi bir işi var, anlı bile terlemiyor, oturduğu yerden para kazanıyor. Çalışmama, tembellik bir fazilet olarak anlatılıyor. Hatta bazen çok çalışanlara biz uyarıda bile bulunuyoruz. Bu kadar çalışmana gerek yok otur rahatına bak memleketi sen mi kurtaracaksın, ne hallere düştük. Çalışanlara iş yerlerinde ne yapıyorsun dendiğinde utanarak şöyle diyor; Buralar da sürünüyoruz diyor. Çalışmak sürünmek değildir. Çalışmamak sürünmek, haramın ve haram kazanç peşinde koşmak sürünmektir. 
Saad b. Muaz Medine’dedir. Bir gün Hz. Peygamberle sokakta karşılaşır, tokalaşır tokalaşınca bir şey dikkatini çeker. Eli nasırdan yarılmış çatlamış, elinin pütürükleri Efendimizin eline dokununca hayırdır, Saad elin ne olmuş, nasıl böyle yarılmış, ne yaptın diyor. Ya Resulüllah ! Ailemin rızkını temin etmek için kazma, kürek uğraşıyor ve çalışıyorum. Bizler olsak kendini bu kadar yıpratma otur rahatına bak deriz. Efendimiz ne yapıyor biliyor musunuz? 
O eli alıyor ve öpüyor. Tokalaştıktan sonra diyor ki! Ya Saad bu öyle bir el ki, çalışan bu ele helalin peşinde koşan bu ele cehennem ateşi dokunmaz diyor. Çalışmadığımız sürece helalin peşinde koşmadıkça belimiz doğrulmaz. Allah ‘’ Biz insanı meşakkat, çalışıp çabalama içinde yarattık’’diyor. İnsan çalışma içinde var olur. Kurtuluş nasıl olur? Herkes kurtuluş reçeteleri sunuyor. Tek bir yolu var çalışmak, çalışmak. Çalışmayan çalar. Eğer engelleri aşmak istiyorsak çalışacağız. 
Kabusname de Keykavus diyor ki; İtibar biriktirmekten, hüner biriktirmek, emek biriktirmek daha iyidir. Çalışın çabalayın diyor. Cenabı Allah ölünceye kadar çalışanlardan eylesin, çünkü yorulmamızı istiyor. İnşirah suresi ailemiz ve toplumumuzun merkezinde olmalıdır. Üç satır olan ( inşirah suresi) hayatımıza bir bakış açısı oluşturmalıdır. Surede; ‘’ Her hangi bir işi bitirdiğinde Habibim kenara çekilme, yorulmaya çalışmaya, çabalamaya devam’’ diyor. 
Son örneğimizde; Süheyl Ünver, ülkemizin yetiştirdiği değerlerden biri, iyi bir alim, iyi bir sanat tarihçisidir. Ona talebeleri soruyor. İlerleyen yaşına rağmen odasında çalışırken görünce, kitapların arasında: Ya hocam, hiçbir çalışmadığınız an yok mu? Yeter dediğiniz, dinlendiğiniz bir an yok mu? Yaşınızda ilerlemiş, Azrail de yoklamıştır sizi. Hocanın cevabı çok ilginç! Azrail birkaç kere yokladı ama dedi ki, Süheyl seni çalışmadığın bir anda yakalarsam canını alacam ama ne zaman gelsem hep çalışıyorsun. Evet çalışalım ki, canımız bile alınsa ruhumuz yücelsin. 
Allah çalanlardan değil, çalışanlardan eylesin. Allah bulunduğu yere alışanlardan değil, bulunduğu yerde üretenlerden eylesin. Kısa yolla değil, uzun yola talip olanlardan eylesin. Ana dosyaya, hard diske talip olanlardan eylesin… Amin 
15.03.2016 
SOSYOLOG MUSTAFA GÖKER  
 
 
 
 
 
 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018