MUSTAFA GÖKER - BÜYÜKLÜK KÜÇÜKLÜK DEĞERİ | Denizli Hizmet Gazetesi -

BÜYÜKLÜK KÜÇÜKLÜK DEĞERİ
MUSTAFA GÖKER

                    Facebook'ta Paylaş     |    

9/3/2016
Hz. Peygamber(SAV) aziz ve güzide, seçkin bir topluluk olan sahabilerin huzurunda konuşurken, oradakilere ve bize yön verecek bir uygulama ve ders yapıyor; '' Burada bulunan bu topluluğun en değersizi kimdir? anlamında ( Men ev daufennesi ) bir soru sorar.''  
Oradakiler; Kimsenin selam bile vermediği, fakir ve tembel, uyuşuk birini göstererek O kişi olsak dedik ve gösterdik Hz. Peygamber hiçbir şey demedi. 
Konuşmanın devamında tekrar bu seçkin insanlara, '' Bu toplumun ( Men Eşrafennesi ) en şereflisi kimdir? '' diyerek tekrar soru sorar. Oradakiler; '' Oradan geçen zengin, tanınmış ve bilinmiş bir kişiyi gösterirler,'' Rasülullah bizlere dönerek şu değersiz dediğiniz kişi, sizin şerefli bildiğiniz kişiden belki üstündür,'' der. 
Kulluk amacımız olan ve her namaza duruşumuzda '' ALLAH'ÜEKBER '' Allah en büyüktür demek vardır. Büyüklük anlamındaki algımızı düzeltmek ve ona yeni ayar vermeliyiz. Büyüklük küçüklük algımız gördüklerimizle tam alakalı değildir. Hakikat ve gerçeği görmek için bakış açımızla, ahlakımızla, değerlerimizle oynanmış olabilir. Gözümüzün önüne ne tür engeller konmuş veya ne gibi kirler olabilir. Gözümüzün önündeki kirleri, lekeleri ve yanlış değerlendirmeleri temizlemelidir. Bu büyüklük ve küçüklük algılarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. 
Hz. Peygamber; '' Kabe sen büyüksün ama insan senden daha büyüktür,'' der. Mezarda yatan bir büyüğümüzün kabrini ziyaret ve fatiha okumak için gittiğimizde, mezar taşının birinde şöyle bir yazı var ÜNİVERSİTE HASTANESİN' de vefat eden falan kişi diye yazıyor ve sonunda da kendi ismi eklenmiş. Demek ki üniversite de ölmek bile bir ayrıcalık ve büyüklük göstergesi, devlet hastanesinde ölmek biraz daha küçük, sağlık ocağı ve evde ölenin demek ki hiç değeri yok mesanesi bile okunmamakta. 
Eskiden insanlar isminin sonuna (RA) Allah razı olsun, (RA) Allah rahmet etsin kelimelerini eklemek için çalışırlardı.  
Şimdilerde isminin başına ünvan, makam, mevki eklemenin büyüklük ifade ve anlam yüklediği mantığı gelişmekte ve bu değerler merkeze alınır oldu. İnsan merkezli değil, makam, mevki, unvan merkezli olmuş. Yaşlılarımız kutu kadar evimiz olsun mutlulukları yerinde ve huzur içinde yaşam tercih ederlerdi. Hepimiz Kabe'yi bilir ve görürüz küçüktür.  
Yanında büyük büyük gökdelen oteller var, hangisi büyük Kabe'mi yoksa o oteller mi? Bu soruya tabi ki Kabe deriz. 
Demek ki malı, mülkü, makamı çok olanın büyük, şerefli olacağı zannedilmektedir. Hepimiz büyüklük, küçüklük algımızı gözden geçirmeliyiz. Topumuzun büyüklük algısı bozulmuş. 
Hz. Peygamber zamanın da '' ZAHİR '' diye bir köle var bedevi, fakirdir. Kimse selam bile vermez, konuşmaya değmez birisi olarak görürlerdi. Hz. Peygamber Pazar da dolaşırken ona rastlar onunla kucaklaşır, sarılır ve konuşurdu.  
Ya Zahir Allah katında o kadar değerli ve büyüksün ki bir bilsen der ve ona sırf insan olduğu için değer verir Allah'ın kulu ve yarattığı için severdi. 
Hz. Abbas, Hz. Peygamber'in amcasıdır. Hz. Abbas'a sorarlar, sen mi büyüksün, Hz. Peygamber'mi? diye sorduklarında; '' Hz. Abbas dünyaya ben erken geldim ama Hz. Peygamber benden büyüktür,'' derdi. O zaman ne yapmalıyız büyüklük ve küçüklük ayarlarımızı kontrol edip ayarlarımızı yeniden dizayn etmeliyiz. Üzerimize büyük gelen bir gömleği bile giymeyip, kenarlarından kısaltıp tamir ve ayardan geçtikten sonra giyiyorsak, üzerimize ve bize büyük gelen ünvanlar varsa, taşıyamıyorsak neye onları üzerimizde zorla taşımaya çalışıyoruz. 
Ama bu kadar okullar bitirmiş bir makam ve mevki ye gelmişler kendilerini büyük görüp başkalarını küçük görme algı yanılması içindeler. Neden mi çünkü insan merkezli değiller de ondan. Köyde bir Mustafa amca vardı, ilkokul mezunu falan değil ama köyün her işiyle uğraşır. Her gün okula gider müdürle konuşur. Hocam bir eksiğimiz bir işimiz, ihtiyacımız var mı? Sağlık ocağına gider doktorla görüşür ihtiyacımız var mı? her derde derman olur ve olmaya çalışırdı. 
Bir gün okulun bir ihtiyacı için üniversite bitirmiş öğretmenler ihtiyaç için müdürle konuşmaktan çekinirler ve bu çekinge den dolayı araları açılmış kavga edecek duruma düşmüşler. Müdüre dedim ki bunlar, üniversite bitirmiş koca adamlar olmuşlar ama bir iş için bile anlaşamamaktalar. Ben ilkokulu bitirmedim ama bunlar daha birinci sınıfa yeni başlamış derdi. 
Hz. Peygamber; ''Allah'ın kulları yeryüzünde hafiftir, zararsızdır, küçüktür'' der. Allah'ın kullarına yük olmayan kişi büyüktür. Dünya ya yük olmayan her insan büyüktür. Çevresine yük olmayan, eziyet etmeyen her insan büyüktür. 
Son olarak diyebiliriz ki; Varlığa yük olmayan her insan büyüktür. Çünkü Allah insanı kulum diye yüceltmiştir. 






Adresimiz:
Çaybaşı Mahallesi 1582 Sokak No:14/3 Kat:2 (Merkez Bankası Arkası) DENİZLİ
Telefon:
0 258 265 59 99 (pbx)
E-posta:
hizmet@hizmetgazetesi.com.tr
Faks:
0 258 265 72 52




MEGA TASARIM © 2018