SON DAKİKA

GEZMENİN ADI YORGUNLUK (16.10.2020)

Bu haber 16 Ekim 2020 - 11:13 'de eklendi ve 142 views kez görüntülendi.

Dışarıda yazdan kalma bir güneş, serinliğini artık iyice hissettiren rüzgâra inat salınıyor gökyüzünde…  Kimi zaman bulutların arasına saklanarak yavaş yavaş aramızdan ayrılacağının sinyallerini veriyor.

Mevsim sonbahar aylardan Ekimin ikinci yarısı! Kimi zaman özlem kimi zaman esef hissettiren bu mevsime sonbahar adını yakıştıramayıp “Güz” demişiz “Hazan” demişiz. Adının ne olduğunun ne önemi var ki? Nasılsa tabiat ana bu kez de sarı sıcak sunacak güzelliklerini bıkmadan usanmadan… Tatil, gezme anlayışı herkes için farklı olsa da tabiatla buluşmak paha biçilemez olsa gerek. Çünkü tabiatı okumak Yaradan’ı anlamanın en keyifli yollarından biri!

Kışa döndük yüzümüzü anlamadan baharın yazın nasıl geçtiğini… Bu yüzden artık gezmelerin de türü değişecek. Gezen kişi aynı mı kalacak? Tabi ki hayır!!! Arapça da “Seyyah” Fransızca da “Turist” Türkçe de “Gezgin” olarak adlandırılan kişilerin doğayla buluşması, yeni yerler keşfetme arzusu, yollarda plan yapmaları, hayal kurmaları hiç bitmeyecek. Mevsimlerden aylardan bağımsız öğrenim kazanım hep devam edecek. Bu kez yağmurda ıslanmanın, karda yuvarlanmanın, sarı kuru yaprakların çıtırtısını dinlemenin tadına bakacağız. Her yıl yeniden bıkmadan kavuşmamızı kutlayacağız.

Giderek hırçınlaşan mevsimin sakinleyip bahara yaza evrilmesini izleyeceğiz. Yeni rotalar çizip keyifle bekleyeceğiz yeniden doğmayı. Gezeceğimiz yerler hakkında bilgiler toplayıp belgeseller izleyeceğiz kitaplarını okuyup tarihini araştıracağız.

Kıyafetler değişecek, bedenler değişecek, ruhlar değişecek, fikirler değişecek soğuk havada içtiğiniz çayın tadı değişmeyecek. Kamp deneyimiz varsa eğer bilirsiniz ateş etrafında yapılan sohbetin tadı değişmeyecek. Pek çok şey gelip geçecek ama gezerken öğrendikleriniz hayatınıza yön verecek olanlar hafızanızda hep canlı kalacak. Tabi ki bu konuda gittiğiniz yerlerdeki ön hazırlığınız okuduklarınız öğrendikleriniz son derece etkili olacak.

Şehrimizin güzelliklerini keşfetmek sanırım bu mevsime en yakışanı. Okul telaşına, kısalan günlere, soğuyan havaya rağmen zaman ve bütçe doğrultusunda bunu başarmaya çalışacağız.

Müzeler, bu mevsimlerde gezilmesi en güvenli yerler belki de. Pek çok türü mevcut; Sanat Müzeleri, Arkeoloji Müzeleri, Tarih Müzeleri, Etnografya Müzeleri, Endüstri Müzeleri vb. Her ilde mutlaka en az bir müze mevcut. Denizli de müze ve ören yeri anlamında şanslı illerden biri. Müzeleri, çok düşük giriş ücreti ödeyerek gezebiliyorsunuz. Müzekart sahibiyseniz eğer 1 yıl boyunca ücretsiz müze ve ören yerini gezme imkânına kavuşabilirsiniz. Pandemi dolayısıyla pek çok müzeyi sanal olarak da ziyaret etme imkânı bulabilirsiniz. Kısa bir internet araması ile detaylara ulaşabilirsiniz.

“Gezmenin adı yorgunluk” derler. Gerçekten böyle midir bilinmez ama her işte olduğu gibi severek yapıldığında yorgunluk hissedilmiyor ya da belki de hissedilen huzur mutluluk duygusu yorgunluğu alıp götürüyor. Hiçbir mevsime gezmenin adı yorgunluk inancı hakim olmasın. Sağlığımız, ömrümüz ve imkânlarımız el verdiği ölçüde her mevsimin tadına bakalım hakkını verelim. Çünkü bence,

Hayat sadece yol alarak yaşanır.

Sevgiler

(16.10.2020)

Arzu Cerit Sesigüzel
Arzu Cerit Sesigüzelarzuceritsesiguzel@hizmetgazetesi.com.tr
http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com