SON DAKİKA

SÜRMENELİ HOCA (06.11.2019)

Bu haber 06 Kasım 2019 - 8:28 'de eklendi ve 30 views kez görüntülendi.
960x100 px

Dinin bir kültür mirası olması, camilerle mekteplerin birbirlerinin tamamlayıcıları olarak görülmesi ve gösterilmesi açısından, Çankaya Köşkün de yaşanan şu olay bir ders niteliğindedir…

1932 yılının Aralık ayı, günlerden perşembe… Ankara’da müthiş bir kış var.

Gazi’nin sofrasında, yakın arkadaşlarının yanı sıra bazı gazeteciler ve üniversite hocaları bulunuyor.

Yemekler yenmiş, ülke sorunları ile ilgili heyecanlı tartışmalar yapılmış, konular enine boyuna konuşulmuş, saatlerin ilerlemesiyle iş sohbete, muhabbete dönüşmüş.

İşte böyle mutluluk dolu bir gecenin sonlarına doğru, Gazi yanında oturan Salih (Bozok) Bey’e dönerek sorar,

– Çocuk, yarın günlerden ne?

– Cuma, Paşa Hazretleri!

– Yarın Hacıbayram Camisi’nde Cuma hutbesini kim okuyacak?

Salih (Bozok) Bey şaşkınlığını saklamaya çalışarak cevap verir,

– Bilemiyorum Paşa Hazretleri.

– Peki. Şimdi birini gönder caminin hocasını buraya davet edelim, misafirimiz olsun.

Saatler gece yarısını geçmiştir. Dışarıda müthiş bir ayaz vardır. Salih Bey hemen sofradan kalkar, bir araba temin edilir. Hoca köşke getirilir. Hoca Efendi’yi köşkün kapısında Salih Bey karşılar. Hocanın üstünde cüppe, başında takke, gözlerinde uyku mahmurluğu vardır.

Mustafa Kemal, Hoca Efendi’yi güler yüzle karşılar, masasına buyur eder ve karşısına oturtur. Hocayı tanımaz, ama methini daha önceden duymuştur. Aydın ve zeki bir hoca olduğunu bilmektedir.

Nihayet sıra Gazi’nin, Hoca’ya sormak istediği esas soruya gelir.

– Hoca Efendi, yarın cuma. Cuma hutbesinde vatandaşlarımıza neler anlatacaksınız?”

Hoca hiç de beklemediği bu soru karşısında biraz şaşırır, ama belli etmemeye çalışır.

– Cennetten ve cehennemden bahsedeceğim.

– Güzel… Başka neler anlatacaksınız?

– Günahtan, sevaptan bahsedeceğim.

Hoca Efendi zekidir, ama Gazi de ısrarlıdır.

– Başka, başka neler anlatacaksınız Hoca Efendi?

– Haramdan, helâlden bahsedeceğim.

Gazi, Hoca Efendi’den beklediği ve istediği cevabı alamamıştır. Sofradakiler de Gazi’nin ısrarını anlayamamışlardır.

– Hoca Efendi, elbette bunları anlatacaksınız. Halkı hurafe ve safsataya karşı uyaracaksınız. Bu sizin asli göreviniz. Ama bir başka göreviniz daha var ki, bu sizin ve sizin gibilerin esas görevidir. Savaştan çıkmış olan bu millete anlatacağınız başka şeyler de var. Asırlardan beri, kara cehalet içinde bırakılan bu asil halka, gerçekleri ve doğruları anlatmak sizin esas göreviniz olmalıdır. Camiler sadece yatılıp kalkılan yerler değildir. Camiler yalnız dinin değil, siz aydın hocalar sayesinde, doğruların, gerçeklerin, güzelliklerin konuşulup, tartışılıp öğrenildiği ilim ve irfan ocakları olmalıdır. Böyle olmasını da sizler sağlayacaksınız. Binlerce şehidimizin canları pahasına elde ettiğimiz hürriyet ve bağımsızlığımızın, cumhuriyetimizin, el birliği ile elde ettiğimiz devrimlerimizin nimetlerini halkımıza sizler anlatmayacaksınız da kimler anlatacak? Eski harflerin gidip yeni harflerinin geldiğini, okkanın gidip, kilonun geldiğini, arşının gidip metrenin geldiğini, takkenin, cübbenin gidip medeni kıyafetin geldiğini, mecellenin gidip Medeni Kanun’un geldiğini halka sizler anlatmayacaksınız da kimler anlatacak?

Hoca dâhil herkesin başı öne eğilmiştir. Kimse Mustafa Kemal’in çakmak çakmak yanan gözlerinin içine bakmaya cesaret edemez.

– Haklısınız Paşa Hazretleri!

Mustafa Kemal’in yüzü tekrar güler.

– Hadi Hoca Efendi, göreyim seni. Cumhuriyetimizin geleceği, devrimlerimizin korunması açısından sizlere büyük görevler düşüyor.

Cuma günü öğle hutbesinde akşam Çankaya Köşkü’nde bulunan bütün misafirler tam kadro bir halde camiye Hoca Efendi’yi dinlemeye gelmişlerdir. Hoca yeni ve şık kıyafeti ile minberde, gözleri kamaştıracak kadar ilgi çekicidir. Harika bir vaaz verir. Kurtuluş Savaşı’ndan, yapılan devrimlerden ve onların nimetlerinden tek tek bahseder. Anlattıkça coşar, coştukça anlatır. Dinleyiciler öylesine etkilenirler ki, gözyaşları alkışlara karışır. Hocayı herkes içtenlikle kutlar.

Bu hoca Sürmeneli Osman Hoca’dır. Atatürk ve devrimlerinin bir numaralı savunucusu olarak ömrünün sonuna kadar görevini yapmıştır.

(06.11.2019)

Hamit Tekkanat
Hamit Tekkanathamittekkanat@hizmetgazetesi.com.tr
http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com