SON DAKİKA

‘ŞİFO’ KİM? (05.11.2019)

Bu haber 05 Kasım 2019 - 8:08 'de eklendi ve 606 views kez görüntülendi.
960x100 px

Yukatel Denizlispor’un geride kalan 10 haftada şöyle göğsümüz kabara kabara, yüreğimiz çarpa çarpa, yense de yenilse de ‘Sen üzerine düşeni yaptın, gerisi önemli değil’ diyebileceğimiz maçlar hangileri diye geriye dönüp baktım. İlk hafta Galatasaray maçının ikinci yarısı, ikinci hafta Antalyaspor maçının büyük bölümü, üçüncü hafta Göztepe maçı ve beşinci hafta Kayserispor maçının son 75 dakikası.

Geri kalan maçların hemen hemen hepsinde hemen hemen hemen oyunun tamamında rakibine boyun eğen, oyun üstünlüğünü ele geçiremeyen, gol atmaktan çok uzak bir görünüm sergiledi Yeşil siyahlılar. Buna galip gelinen Gençlerbirliği galibiyetini de dahil ediyorum. Zira o galibiyetin ardından yazdığım iki yazımda da oyun olarak geride kalan maçlardan bir fark olmadığını sadece Gençlerbirliği’nin gol atamadığını ifade etmiştim. 2.5 Pozisyonla 2 gol ve 3 puan diye yazdım.

DG Sivasspor maçından önce kaleme aldığım ‘İÇ SAHA FOBİSİ’ başlıklı yazımı ‘İç saha fobisini üzerinden atmak için bu maç iyi bir fırsat. Alınacak bir galibiyet ilk yarıyı 20 puan üzerinde tamamlama konusunda büyük avantaj sağlayacaktır. Bunu yapabilmek için bugüne kadar olduğu gibi rakibin oyununa göre gard almak yerine, kendi oyununu kabul ettirmesi şart” diyerek tamamlamıştım. Ama maçın başlama vuruşuyla birlikte saldırmak yerine yine gard alarak maça başladı Horozlar. Denizli’ye gelen her takım maça baskılı başlamanın kendisine avantaj getireceğini biliyor ve ilk dakikadan itibaren kendi oyununu kabul ettirmeye çalışıyor. Rodallega, Oscar ve Sapunaru gibi oyuncuların olmaması elbette dezavantaj ancak bu oyuncular olduğu zamanlarda da biz aynı filmi çok izledik.

Kanatlardan hiçbir şey üretemeyen, gol umutlarını sadece bulduğu topu tek forvetle buluşturup onun becerisine bırakan Yukatel Denizlispor’un bu oyun anlayışının artık bir işe yaramadığını görmek gerekiyor. Şu ana kadar atılan gollere bakın, baskı sonucu kapılan topların dikine oynanarak üretildiğini görürsünüz. Orta sahada pres yapan, kazandığı topları bir an önce rakip kale önüne taşıyabilen bir oyun sisteminden başka çare yok. Aynı Beşiktaş ve milli takımın ‘Şifo’su Mehmet Özdilek’in futbolculuğundaki gibi.

Şifo Mehmet’in kötü gidişe son vermesi için, Denizlispor’un Şifo’sunu bulması ve oyun sistemini ona göre kurması gerekiyor. Beşiktaş’ın Atom Karıncası Rıza Çalımbay’ın Denizlispor maçında takımın Atom Karıncası Mert Hakan’ı oynattığı ve istediğini alıp gitmesi gibi yani.

Denizlispor’da Şifo gibi oynayıp takıma katkı sağlayacak Şifo’nun kim olduğunu Şifo Mehmet hepimizden iyi bilir. Recep olabilir, Murawski olabilir, Aissati olabilir hatta Sedat Şahintürk olabilir.

Olmayacak bir şey var ki; o da mevcut oyun sistemi ile bu kervanın yol alamayacağı…

(05.11.2019)

Altay Varol
Altay Varolaltayvarol@hizmetgazetesi.com.tr
http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com