SON DAKİKA

PAÜ DEPREM RAPORUNU HAZIRLADI

Bu haber 09 Eylül 2019 - 13:50 'de eklendi ve 7 views kez görüntülendi.
960x100 px

Denizli’nin Bozkurt ilçesinin Armutalan köyü yakınlarında meydana gelen depremde oluşan hasarları inceleyen Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Kumsar, hasar nedenleri ile ilgili geniş bir rapor hazırladı.

 

Denizli’nin Bozkurt ilçesinde meydana gelen depremde oluşan hasarları inceleyen Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Kumsar, hasarların başlıca nedenlerinin zayıf yapı malzemeleri kullanılması ve bölgede yığma yapıda evler bulunduğu için oluştuğunu vurguladı.

Hasar nedenleri ile ilgili geniş bir rapor hazırlayan PAÜ’de görevli Prof. Dr. Halil Kumsar,“Deprem sonucu, özellikle Bozkurt ilçe Merkezi ve köylerinde, Çardak İlçe Merkezi ile bu ilçeye bağlı köylerdeki yapılarda ağır hasarlara, Çardak hava alanının bazı yapılarında da hafif hasarlara neden olmuştur. Meydana gelen deprem, uzunluğu yaklaşık 45km, genişliği yaklaşık 13 kilometre olan Acıgöl-Bozkurt çöküntü alanını sınırlayan eğim atımlı aktif normal fay parçalarından birinin kırılması sonucu meydana gelmiştir” dedi.

“YAPILARIN YIĞMA OLMASI HASARA SEBEP OLDU”

Depremde oluşan hasarların nedenleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Kumsar, “Bu hasarların başlıca nedenleri, bu köylerin ana depremin merkez üssüne yakın olmaları, yapıların yığma ve kerpiç yapı olmasıdır” diye konuştu.

“CAMİDE ZAYIF YAPI MALZEMESİ KULLANILMIŞ”

Depremde hasar gören en önemli yerlerden olan Tutluca Camisi hakkında konuşan Kumsar, “Tutluca köyündeki hasarlar genellikle yığma ve kerpiç yapılardaki hasarlardır. Bu hasarlı yapılardan biri de, kerpiç ve taştan yapılmış bir yığma yapı olan Tutluca camisidir. Caminin minaresinde çatlama ve ötelenme meydana gelmiştir. Tutluca’daki betonarme yapılarda hafif hasarlar vardır. Tutluca köyündeki hasarların başlıca nedeni ise, deprem dalgalarının yayılması sırasında zemindeki büyütme etkisi ve zayıf yapı malzemesinin binalarda kullanılmasıdır” ifadelerinde bulundu.

Halil Kumsar, mevcut ve yeni gelişecek yapılaşmalarda bölgenin jeolojik yapısı, ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik araştırmaları, hidrojeoloji ve su kimyasının detaylı olarak çalışılması gerektiğine ve zeminlerin fiziksel, mekanik ve dinamik özelliklerinin belirlenerek mikrobölgelendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini aktardı.

http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com