SON DAKİKA

ZOR İNSANLAR (20.07.2019)

Bu haber 20 Temmuz 2019 - 6:00 'de eklendi ve 38 views kez görüntülendi.
960x100 px

Sizinle İlgisi Yok, Onlar Kendileriyle Savaşıyorlar

 

Zor insanlar, negatif insanlar, toksik insanlar. Bizi kıran ve büyük ihtimalle oldukça huzurumuzu kolayca kaçıran insanlar. Genellikle onları hayatımızda istemeyiz ancak onlarla karşılaşmak kaçınılmazdır.

 

Muhalefet etme konusunda ustadırlar ve genellikle düşünmeden patlarlar. Onlarla anlaşmazlığa düşmek bizi çok rahatsız eder, aynı zamanda benliğimize uymaz.

 

Büyük ihtimalle bizimle kişisel bir sorunları yoktur ancak kendileri ile büyük bir mücadele içinde olabilirler. Günün sonunda Gandhi’nin dediği gibi, kendisiyle savaş halindeki bir kişi tüm dünya ile savaş halindedir.

 

*Hepimizin hem karanlık hem aydınlık yanı vardır, her birimiz birer baş belası olabiliriz.

 

Sürekli haddinden fazla eleştiren, dedikodu yapan, kavga etmek için fırsat arayan, tartışmak için yaşayan ve araları gayet iyi olan iki kişinin söylemediği şeyler uydurarak gerçeği işine geldiği gibi çarpıtan birinin yanı başında olmak yorucudur.

 

Bu yüzden araya duygusal olarak mesafe koymalıyız. Negatifliği özümsememeli, saldırılarını içselleştirmemeli, kötü sözlerini üzerimize alınmamalıyız. Eğer alınırsak, bu, oldukça derinlere gidip, öz benliğimizde bir çökme yaratabilir.

 

*Zor insanların yarattığı sorunlarla başa çıkmak

 

Birinin zor bir insan olup olmadığını anlamanın en iyi yolu kendisiyle mücadele içinde olup olmadığına bakmaktır. Uçsuz bucaksız bir kötülük kuyusu mu değil mi?

 

Onları anlamak için şu konuları kafamızda netleştirmeliyiz:

 

Zor insanlar vardır evet ancak bu kişilerin içlerinde savaş yaratan duygusal problemleri olduğunu hatırladığımızda fikrimiz değişir.

Bazen, belli çevrelerde hepimizin sorun çıkardığı olur. Gerçekten sevdiğimiz biri, intikam almaya can atan bir savaşçı gibi davranabilir. Böyle bir şey yüzünden, eşimizi, kardeşimizi, çocuğumuzu, arkadaşımızı ya da ailemizi daha az sevecek değiliz.

Zor insanların yarattığı sorunlarla başa çıkmanın bir başka yolu da bakış açımızı değiştirmek ve bizim yapmış olabileceğimiz bir hata olduğu fikrine kapılmaktan kaçınmaktır. Eğer bunu içselleştirirsek, bizi de yaşadıkları fırtınanın içine çekerler.

 

*Sizi, yaşadıkları fırtınanın içine çekmelerine izin vermeyin.

 

Başka insanların, bizi, yaşadıkları fırtınanın içine çekmesine izin veremeyiz. Neden mi?

Bu örnek sayesinde neden olduğunu çok iyi anlayacağız:

 

– Eğer birisi size bir hediye ile gelirse ve onu kabul etmezseniz, hediyenin sahibi kim olur?

 

– Hediyeyi vermeye çalışan kişi, dedi öğrencilerden biri.

 

– İmrenme, öfke ve hakaret için de aynı şey geçerlidir, dedi öğretmen. Kabul edilmediklerinde, en başta ait oldukları kişide kalmaya devam ederler.

 

 

* Her bir birey, pozitif olsun olmasın, içindekileri başkalarına verir.

 

Bu, bizi inciten kişilerin onlar olduğu anlamına gelmez ama biz onların fikirlerine ve hareketlerine geçerlilik kazandıranlarız. Başka bir deyişle, ortada incitme yok ancak darılanlar var.

 

İç mimarimiz saldırılara karşı kendini korumak için silahlarla donanmıştır. En güçlü üç silah şunlardır: mesafe koymak, anlamak ve önemsiz olanı görmezden gelmek.

 

Kelimelerin rüzgârla birlikte uçup gitmesine izin verebiliriz ya da tam tersine içimizde kalırlar. En doğrusunun hangisi olacağına karar vermekte hiç kimsenin zorlanacağını sanmıyorum.

 

(20.07.2019)

Mürüvvet Kılcı Sertoğlu
Mürüvvet Kılcı Sertoğlumuruvvet-kilci@hizmetgazetesi.com.tr
http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com