SON DAKİKA

AĞACIN KURDU İÇİNDEDİR (16.07.2019)

Bu haber 16 Temmuz 2019 - 12:35 'de eklendi ve 41 views kez görüntülendi.
960x100 px

ASDER ( Adaleti Savunanlar Derneği) diye bir dernek var, adaleti savunduğu iddiasında olan bu derneğin onursal başkanı Em. Tuğg. Adnan Tanrıverdi.  Bu şahıs aynı zamanda Cumhurbaşkanının askeri konularda baş danışmanı olarak görev yapıyor.

Tanrıverdi’nin SADAT diye bir şirketi var. Bu şirketin görevi Müslüman ülke silahlı kuvvetlerinin organizasyonu ve stratejik kullanımına danışmanlık, son kullanıcıdan eğitici seviyesine kadar özel konularda eğitim ve harp silah ve araçlarının temini, bakımı ve onarım işlerini yapmak. SADAT bünyesinde genellikle TSK’dan ihraç edilmiş personeli barındırıyor. Adnan Tanrıverdi 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 17 Ağustos 2016’da Cumhurbaşkanına baş danışman olarak atanmış. Adnan Tanrıverdi, baş danışman olarak başardıklarını şöyle anlatıyor;

-“Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değiştirildi, önceden sadece başbakan ve milli savunma bakanının üye olduğu YAŞ’da artık siviller çoğunlukta.”; YAŞ, askerlerin terfi ve tayin işlerini görüşür, özellikle general/amiral terfi ve tayinleri çok önemlidir. YAŞ’da sivillerin (başbakan, adalet, içişleri, dışişleri başbakan yardımcıları, MSB) olması askeri vesayetin kaldırılması değil, askerin siyasete bulaşmasıdır.  Eskiden orgeneraller tanıdıkları subayları terfi ettirirken, şimdi bakanlar hiç tanımadıkları hatta görmedikleri subayları değerlendirmektedir.

-“Askeri mahkemelerin kaldırılması”; Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılması bir problem yaratmaz. Ancak askeri mahkemelerin kaldırılması yanlıştır. Çünkü sivil mahkemelerde adalet çok yavaş işlemektedir. Ayrıca askeri konular uzmanlık istemektedir.

-“Askeri okulların MSB’lığına bağlanması”; Askeri liseler kapatıldı, 15 Temmuz’da sanki sadece askerler varmış gibi askeri liselerin kapatılması ön yargılı olmanın sonucudur. Adalet Bakanlığı mensuplarının neredeyse üçte biri 15 Temmuz sonrası görevden uzaklaştırılmışken, kapatılan tek hukuk fakültesi yoktur. Aynı konu İmam Hatip liseleri içinde geçerlidir. F. Gülen’in en fazla nüfuz ettiği alan din konusudur. Ne var ki Diyanet’in hiç günahı yokmuş gibi muamele görmesi, cezanın ise askerlere kesilmesi ilginçtir.

-“Kuvvetlerin MSB’lığına bağlanması”; Silahlı Kuvvetlerin emir-komuta yapısını bozmuştur. Şimdinin Milli Savunma Bakanı, eski Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’dır. Bu makama sivil bir şahsın getirilmesi bürokratik sorunlar yaratabilir.

-“Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanması”; 15 Temmuz sonrası yapılan en isabetli iştir. Jandarma genelkurmaya bağlı olduğu müddetçe kendi içerisinden komutan çıkaramıyor, şahsiyet kazanamıyordu.

Tanrıverdi, tüm bu yapılanların askeri vesayeti ortadan kaldırdığını ve bunun sonucu olarak başkanlık sisteminin geldiğini söylüyor. Yapılanlar askeri vesayeti kaldırmaktan çok, askeri itibarsızlaştırma ve etkisiz hale getirmedir. Başkanlık sisteminin oturup oturmadığının tartışması ise güncelliğini korumaktadır.

(16.07.2019)

Hamit Tekkanat
Hamit Tekkanathamittekkanat@hizmetgazetesi.com.tr
http://www.buyuksehirhaberi.com
http://www.satkirala.com
http://wwwgazetesehir.com