SON DAKİKA
deniz-doseme (1)
site

BENZER, BENZERİ ÇEKER!

Bu haber 03 Kasım 2018 - 9:10 'de eklendi ve 74 views kez görüntülendi.
masas

Bir önceki yazımda Bilinç ve Bilinçaltı kavramlarını ele almıştık. Bilinçaltımıza ulaşabilmemiz için öğrenmemizin gereken en temel nokta ise “Çekim Yasası” kavramıdır.

Bildiğiniz gibi, bize okulda öğretilen şey; “maddenin yapı taşı atomdur” cümlesiydi.  Bu doğru, ama bilim sınır tanımıyor ve elindekiyle yetinmiyor. Madde atomlardan oluşur, peki atom neyden oluşur? Nötronlar, protonlar, çekirdek. Çekirdeğin içinde “Kuark” adı verilen enerjiler var. Bu enerjiler sürekli titreşim halinde belirli frekansta sinyaller yayıyor.

Kuantum fizikçileri, evrendeki her şeyin, tamamen enerjiden oluştuğunu kanıtladı. Bir atomun altındaki parçacıklar incelendiğinde, uçsuz bucaksız saf enerjiden oluştuğu anlaşıldı. Evrendeki tüm parçalar, etkileşim halinde ve adeta görünmez iplerle birbirlerine bağlı. En küçük zerreden en büyük küreye kadar her şey iç içe geçmiş durumda. İnsanlar büyük bir enerji okyanusunda yüzüyor, evrensel enerji ile besleniyoruz. Vücudumuz “Aura” denilen manyetik bir alan ile donanmış. Bütün bunların çekim yasasının enerji kavramı ile ne ilişkisini şöyle açıklayalım;

Benzer benzeri çeker

Çekim yasasının, “benzer, benzeri çeker” şeklindeki sloganı, aslında bazı gerçekleri hemen dile getirmiş olur. İnsan dev bir mıknatıs gibidir, mıknatısın iki kutbu gibi işler; frekansı ile uyumlu şeyleri kendine çeker, uyumsuz olanları kendinden uzaklaştırır.

Düşüncelerimiz ile evrene sürekli mesajlar göndeririz. Bu düşüncelerin belirli frekansları vardır, bu frekanslar gidip, kendine en çok benzeyen frekans ile örtüşür. Bu şekilde bilincimizde ne tür düşünceler ve inançlar var ise, bu inançlara uygun deneyimleri hayatımıza çekeriz. İnanılan ve düşünülen şeyden kopulmadığı sürece, o şeyin gerçekleşme ihtimalini arttırırız. İster pozitif, ister negatif düşünce olsun odaklandığımız süre içerisinde, bize yaklaşır.

Tam bir kişiyi düşünürken, o kişiden telefon aldığınız, doğru zamanda doğru yerde olduğunuz, tesadüf diye adlandırdığımız durumları zaman zaman yaşamaz mısınız? Alışagelmiş hataları tekrar tekrar yapmaz mısınız?

Yaşadığınız deneyimler, olaylar, içinde bulunduğunuz koşullar, eylemler bilinçaltınıza iletilir ve inancınız olarak kabul edilir. Bilincinizin yaptığı gibi, bilinçaltınız her bir şeyi muhakeme etmez, sizinle tartışmaz. Küçük bir çocuk gibi bilinçaltı düşündüğünüz şeyin olumlu, ya da yıkıcı olup olmadığına bakmadan kabul eder.

Kendinizi kötü hissediyorsanız, “Kendimi kötü hissediyorum.” sinyali yayarsınız, ruhunuz kötü bir hale bürünür. Eğer sürekli yakınıyorsanız, yakındığınız şeyi kendinize çekersiniz, hatta korktuğum başıma geldi dersiniz. Olaylara karşı olumlu bir bakış açınız var ise, olumlu olaylar, ya da durumları kendinize çekersiniz ve onlar hayatınıza girer.

Farkındalıkla, boş ve anlamsız düşüncelerden uzaklaşıp, daha berrak düşünceler oluşturmayı, hayatınızı mükemmele taşımayı hedefleyebilirsiniz. Sınırlayıcı, kısıtlayıcı düşünce kalıplarını fark ederek, hayatınızdan çıkarıp, yerine güçlendirici, yapıcı inançlarınızı yerleştirip, hayatınızı, bu inançlarınız doğrultusunda şekillendirip, mutluluğu, bereketi ve sevgiyi yaşamınıza katabilirsiniz.

“Aklıma gelen, başıma geldi” dediğinizde, başınıza gelen şey, sizi mutlu etsin. Etrafınızdakilerin yüksek çıkarlarına hizmet edecek, harika bir şey olsun. İşte bunu istiyordum ve çok şükür oldu diyebileceğiniz harikalar yaratın.

3.11.2018

Mürüvvet Kılcı Sertoğlu
Mürüvvet Kılcı Sertoğlumuruvvet-kilci@hizmetgazetesi.com.tr
dosemeci
pamukkalebelediyesi