SON DAKİKA
deniz-doseme (1)
site

KUYRUK ACISI

Bu haber 01 Kasım 2018 - 7:05 'de eklendi ve 18 views kez görüntülendi.
masas

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesi olayının Türkiye’ye fayda sağlayacağı yönünde görüşler öne sürülüyor. Bu düşüncede olanlara göre bozulan Türkiye- Arabistan ilişkileri düzelmeye başlayabilirmiş. Gerekçesi ise Suudilerin bu hatalarını telafi etmek gibi bir niyetlerinin olabileceği imiş.

Bu yaklaşım yüzeysel ve tamamen hayalidir. Şöyle ki; Suudi Arabistan, ABD’nin isteği doğrultusunda PKK’ya parasal yardım yapıyor. Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri birlik olmuşlar ve orduları tatbikat yapıyor. Bu cephenin hedefinde Katar ve İran var. Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman açıkça Türkiye düşmanlığı yapıyor. Suudi Arabistan ABD’nin emrine girmiş durumda, onlardan izin almadan adım atamıyor. Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin düzelmesini bekleyenlere tarihten kısa bir hatırlatma yapalım;

İlk Suudi devleti bugün ki IŞID gibi vahşet ve barbarlık eylemleriyle ortaya çıktı. Padişah ikinci Mahmut Suudlara çok kızdı. İlk Suud Devletinin lideri Abdullah Bin Suud İstanbul’a getirilerek kafası kesildi ve denize atıldı. Padişah hızını alamadı ardından Bin Suud’un üç oğlunu da İstanbul’da idam ettirdi. 1891’de kurulan Suud devleti de Osmanlı tarafından kanlı bir biçimde yıkıldı.

Petrolün geleceğin hazinesi olduğunun ortaya çıkması üzerine, devreye İngilizler girdi. İngilizler Vahabi Arap kabilelerini silahlandırıp Osmanlı’ya isyan ettirdiler. Arabistan’daki son Osmanlı komutanı Fahrettin Paşa İngilizlere ve Suudlara yıllarca direndi. Türk askerinin aç kalıp çekirge yediği tarihe geçmiş bir vakadır. Fahrettin Paşa kutsal emanetleri İstanbul’a gönderdikten sonra, kutsal toprakları İngilizlere terk etmek zorunda kaldı.

Katar, Abu Dabi, Dubai, Suudi Arabistan bunların tamamı İngilizler tarafından silahlandırılan ve İngiltere’ye bağlılık yemini edip Osmanlı’yı sırtından vuran kabile reislerinin idaresindedir. Demokrasi, insan hakları bunlar için hikâyeden ibarettir.  Suudi kralının sarayının girişinde ana kapının üzerinde altından dev bir tuğra bulunmaktadır. Bu tuğra 1818’de Osmanlı tarafından kafası kesilen Abdullah Bin Suud’a aittir. Kuyruk acısını canlı tutmak istemelerinin en bariz göstergesi bu tuğradır.

Bugün IŞID diye bir bela ortaya çıkmışsa arkasında İsrail, ABD ve İngiltere vardır ve Suudlar tarafından desteklenmektedir. IŞID İslam’a değil emperyalistlere hizmet etmektedir. İşin en acı yanı ise Filistin’de sürekli katliam yapan İsrail’in Suudi Arabistan ile işbirliği içerisinde olmasıdır. Bu geçmişe dayanarak Arabistan’la ilişkilerimizin nasıl olacağını varın siz hesap edin…

1.11.2018

 

Hamit Tekkanat
Hamit Tekkanathamittekkanat@hizmetgazetesi.com.tr
dosemeci
pamukkalebelediyesi