SON DAKİKA
pamukkalekule
tercihkule

NASIL BİR HOCA?

Bu haber 12 Ekim 2018 - 6:22 'de eklendi ve 71 views kez görüntülendi.
tercih

Denizlispor’da Osman Özköylü’le yollar ayrıldıktan sonra teknik direktör arayışları sürüyor.

İlk etapta bu ligi iyi bilen, tecrübeli ve kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerle irtibata geçen ancak hepsinden olumsuz cevap alan yönetim şimdi yeni bir liste oluşturdu ve teklifi kabul etmeyen hocalardan daha tecrübesiz, ekonomik olarak kulübe daha az külfet getirecek teknik adamlarla görüşmeye başladı.

Kimlerin listede olduğunu sosyal medya ve basında günlerdir okuyorsunuzdur. Bazıları daha önce Yeşil siyahlı takımı çalıştırdı, bazıları ilk kez gündeme geldi. Denizlispor her sezon 3 teknik adamla çalışan bir kulüp olduğu için, isim isim değerlendirmek istemiyorum. Zira böyle bir şey yaptığınızda hemen yaftayı boynunuza geçirip, ‘Kimbilir ne menfaati var’ diye suçluyorlar.

Ben; şu teknik adam gelsin demem ama gelecek teknik adamın nasıl birisi olduğu konusunda görüşümü ortaya koyarım. Öncelikle gelecek teknik adam, Denizlispor’un bir Anadolu takımı olduğunu bilecek. Taraftarından basına, sokaktaki insandan kulüpte çalışanlara kadar hemen hemen tüm kesimlerle barışık olabilecek, gerektiğinde Bayramyerinde esnafı ziyaret edip çay içecek, gerektiğinde Delikliçınar Meydanı’nda eşi ve çocuklarıyla dolaşacak.

Futbolcularını da kendisi gibi sokağa çıkaracak. 3 Yıl önce ‘KİM KİMDEN KOPTU?’ başlıklı bir yazı yazmış ve teknik direktör ve futbolcuların kendilerini tesislere kapatarak toplumdan soyutladığını, birçok futbolcunun bugün sokağa çıksa, kimsenin tanımayacağını ifade etmiştim. Yani taraftarların takımdan değil, takımdakilerin taraftarlardan ve toplumdan koptuğunu dile getirmiştim.

Denizli, her ne kadar ekonomisi, nüfusu ve sosyal yapısıyla Türkiye’nin metropol kentlerinden sonra en önemli şehirlerinden biri olsa da, bir Anadolu kenti. Anadolu insanı sıcaklığı sever, selamlaşmayı sever, güler yüzü sever, işyerinin kapısının önünden geçerken ‘Hayırlı işler’ diyene çay ısmarlamayı sever, oturup sohbet etmeyi sever. Anadolu insanı samimiyeti sever, samimi olanı bağrına basar.

Denizlispor’un ihtiyacı olan teknik direktör bu özellikleri olan biri olmalıdır. Başarının sadece 90 dakika değişikliklerle birlikte 14 futbolcunun mücadelesinden değil, tribündeki binlerin vereceği katkıyla geleceğini bilmeli. Desteğini istediği tribündeki insanlarla arasında, gönül köprüsü kurması gerektiğine inanmalı. Hedefe ulaşmanın sadece futbolcuları iyi çalıştırmaktan geçmediğini kavramalı.

Taraftarlar maçtan maça gördüğü teknik direktörü niye sevsin, niye bağrına bassın, niye ona sahip çıksın ki?

12.10.2018

tercih
pamukkalebelediyesi